Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nin artıları

50

Cumhurbaşkanlığı Sistemi, devlet geleneğimize uygun mudur?

  • Evet uygundur. Eski Türkçe’de Cumhurbaşkanı’na “reis-i cumhur” denirdi. Riyaset, yani reislik/başkanlık, ülkemizin tarihinde sıkça rastlanan bir olgudur; toplumumuzu ayakta tutan yapı taşıdır.
  • Toplumun en küçük birimi olan ailenin idarecisine de en büyük siyasi kurum olan devletin baş idarecisine de “reis” denmiştir.
  • Cumhurbaşkanlığı Sistemi bu anlamda “yeni” bir sistem değildir ve devletin topluma uygun hâle getirilmesi olarak da görülebilir. Bu sebeple devlet geleneğimize parlamenter sistemden daha uygundur.


Cumhurbaşkanı’nın partisiyle ilişkisi nasıl olacak?

  • Yeni sistemde Cumhurbaşkanı bir siyasi partinin üyesi, idarecisi ya da genel başkanı olabilecektir. Ancak Cumhurbaşkanı’nın bir siyasi parti üyesi olması şart değildir.
  • Türk siyasi tarihinde partileriyle ilişiklerini sürdüren cumhurbaşkanları olmuştur.
  • Cumhurbaşkanları Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü görevleri süresince CHP’nin genel başkanlığını; Cumhurbaşkanı Celal Bayar ise DP üyeliğini devam ettirmiştir.
  • Kimi Cumhurbaşkanları da resmiyette partileriyle ilişiklerini kesmelerine rağmen yakınlıklarını sürdürmüşlerdir.
  • Cumhurbaşkanlarından Süleyman Demirel’in DP’yle Turgut Özal’ın ANAP’la ve Ahmet Necdet Sezer’in CHP ile kurduğu bağ, görünürde partili olmamalarına rağmen, hafızalarda tazeleğini korumaktadır.
  • Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nde tarafsızlık partisiz olmak değil, halkın tamamına aynı şekilde hizmet etmek demektir.

Teklif edilen sistemin darbelerin önlenmesinde nasıl bir etkisi olacak?

  • Darbeler siyasi belirsizlikten ve ekonomik krizden doğar.
  • Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nde istikrarsızlığın sebebi olan zayıf koalisyonlar yerine daha güçlü bir siyaset kurumu mpevcuttur.
  • Siyasi istikrarın ekonomik yatırımı teşvik ettiği bir ortamdaysa darbe söz konusu değildir.

Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nde kuvvetler ayrılığı nasıl sağlanacak?

  • Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nde hiçbir kişi veya makam aynı anda hem yasama hem de yürütme organında görev alamayacaktır.
  • TBMM sadece yasama işlevini, Cumhurbaşkanı’nın başkanlığındaki yürütme ise sadece hükümet etme işlevini yerine getirecektir.
  • Bakan atanan milletvekilinin vekilliği düşecektir. Mevcut sistemde olduğu gibi bir kişi hem milletvekili hem de bakan olmanın getirdiği olağanüstü yetkilere sahip olamayacak.
  • Cumhurbaşkanı ve bakanlar da yasama faaliyetlerinde bulunamayacaktır.
  • Hükümet Meclis’e kanun tasarısı bile getiremeyecek, sadece milletvekilleri kanun teklifi verebilecektir.
  • Böylece milletvekilleri kanun yapma ve yürütmeyi denetleme gibi sorumluluklarını daha etkin yerine getireceklerdir.
  • Yeni sistemde Anayasa Mahkemesi’nin Yüce Divan sıfatıyla Cumhurbaşkanı’nı, Cumhurbaşkanı yardımcılarını ve bakanları yargılama yetkisi bulunmaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı girin