İhanet için Kosova’dan geldi inkârda elebaşını aratmadı

69

FETÖ’nün darbe girişimi sırasında, TRT binasını işgal edip sözde darbe bildirisinin okunmasını sağlayan eski Albay Muhammet Tanju Poshor daha önceki ifadelerini inkâr etti.

Darbe girişiminden bir gün önce Kosova’daki NATO görevini bırakarak, Türkiye’ye dönen Poshor, bir dönem komutanlığını yaptığı Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı karargahına gitti.

Burada olay tarihinde Muhafız Alay Komutanı Albay Muhsin Kutsi Barış ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaveri eski Albay Ali Yazıcı ile görüşen Poshor’a, TRT’nin işgali görevi verildi.

Plana göre Poshor, emrine verilen Muhafız Alay Komutanlığı personeli 120 uzmanla TRT binasını işgal edecek, darbeci Yarbay Ümit Gençer de kameraların karşısına geçip ihanet bildirisini okuyacaktı.

Bu şekilde görevlendirmeler yapıldıktan sonra silah kuşanan darbeciler, Poshor’un komutasında TRT yerleşkesini bastı. Binanın girişindeki özel güvenlik görevlilerini etkisiz hale getiren Poshor ve beraberindekiler, daha sonra TRT çalışanlarını alıkoydu.

Eski Yarbay Gençer, darbe bildirisini okutma arayışına girdiği sırada Poshor da bina girişindeki güvenlik önlemlerini kontrol etmek için dışarı çıktı. TRT’yi darbecilerden kurtarmak için gelen polislere, “Buradan çıkın, burayı ele geçirdik” diyen Poshor, kedisine eşlik eden darbeci Yarbay Ekrem Işık’a “İcabında polislere ateş edin” talimatını verdi.

Poshor’un bu ihaneti, tanık, müşteki ve sanık beyanlarına da yansıdı. Poshor, polislere yönelik katliam içeren talimatını verdikten kısa bir süre sonra darbecilerin kontrolündeki helikopterden açılan ateş sonucu yaralandı, tedavi için GATA’ya götürüldü.

Önce “darbeci” dedi sonra reddetti

Savcılık ifadesinde, eski Muhafız Alay Komutanı Barış’ın DEAŞ tehdidine karşı TRT’yi koruyacaklarını, bu konuda kendisine yardımcı olmasını istediğini iddia eden Poshor, şu savunmayı yaptı: “TRT’ye Fatih ve Yusuf uzmanla gittik. Muhsin Kutsi Barış’ın bana ayarladığı kamuflajları giymiştim. Beylik tabancam ve MP5 marka tabanca vardı.

TRT’deyken başlangıçta giriş kapısı civarındaydım. Ümit Gencer yukarıya çıkmıştı. Okunan bildiri Ümit yarbayın elindeydi. İlk paragrafına da göz attım. Darbe girişimini de orada anlamıştım. Kendisinin okuyacağını anladım çünkü üzerinde harici elbise vardı. Ben kesinlikle cemaatçi değilim, tasvip etmiyorum. Dünya görüşüm onlardan çok farklıdır. Sosyal demokrat dünya görüşüne sahibim. Beni çağıran Albay Muhsin Kutsi Barış demek ki darbeci.”

Poshor, mahkeme huzurundaki savunmasında ise Kutsi Barış’ın darbeci olduğu ve darbe girişimini önceden bildiğine ilişkin savcılıktaki beyanlarını inkâr etti. Mahkemede, olay günü dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Yaşar Güler’in emir subaylığı makamından kendisini arayan bir kişinin, Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayınca yapılacak tatbikatta gözlemci olarak görevlendirildiğini söylediğini iddia eden Poshor, bunun üzerine alaya gittiğini öne sürdü.

Poshor, kendisini arayarak bu görevi bildiren kişinin kim olduğu konusunda bilgisinin olmadığını söyledi. Polisler için “vur emri” verdiği hatırlatılan Poshor, “Polislerin yanına gittim, konuştum, tokalaştım. Onlara karşı ‘vur’ emri vermek filan doğru değil.” diyerek inkâra devam etti.

Ancak Poshor’un TRT binasına girmeye çalışan polis ve vatandaşlara gerekirse ateş etmeleri yönünde emir verdiği bazı sanık beyanlarına yansıdı. O gecenin sanıklarından Salih Akarca yaşananları şöyle anlattı:

“TRT nizamiyesi önünde vatandaşların toplanmaya başlamasından sonra eski Kurmay Albay Tanju Poshor’a neler olduğunu sorduk. İçeriye sivillerin alınmaması emrini verdi. Bir süre helikopterlerden bölgeye atış yapıldı. Burada bulunanlardan biri yaralanmasından sonra sanık Poshor askerlere ‘ateş edin’ emrini verdi.”

Sanık Serkan Yaman: “Tatbikat yapılacağı söylenerek, 15 Temmuz akşamı TRT’ye götürüldük. Bir süre sonra gelen helikopterlerden bölgeye ateş edildi. Nizamiye bölgesinden de ateş edilince askerler havaya ateş ederek geri çekildi. O esnada Poshor, yanıma gelerek ‘Neden ateş etmiyorsun?’ diye sordu. Silahımın tutukluluk yaptığını söyledim.”

Sanık Muhsin Toplu: “Poshor, polislerle tartışmaya başladı ve ‘Buradan çıkın, burayı ele geçirdik’ dedi. Bu sırada polislerden biri, bir yerleri arayarak telefonu Poshor’a verdi. O da görüşmeyi tamamladıktan sonra Ekrem Işık’a dönerek ‘İcabında polislere ateş edin’ dediğini duydum. Daha sonra Fatih Gazel de ‘Verilen emirleri neden yerine getirmiyorsunuz, neden ateş etmiyorsunuz?’ diye çıkıştı. Bir arkadaşımız da ‘Kim kime ateş edecek, neden polise ateş edeceğiz?’ karşılığını verdi. Ateş etmediğimizi görünce Gazel, Poshor ve Işık oradan uzaklaştı.”

Balyoz’un dokunulmayan subayı

Poshor’un görev yaptığı Kosova’daki Barış Gücü Karargahındaki odasında yapılan aramada, ele geçirilen çok sayıda yazılı ve dijital materyale el konuldu. Bu belgeler arasında Poshor’un el yazısı olduğu belirlenen, “Tayyip ve Ergenekoncuların ölüşü” notu da bulundu. Poshor, Balyoz kumpas davasına temel oluşturan 1. Ordu Komutanlığındaki seminerin koordinatörüydü. Balyoz davasının kumpas olduğunun ortaya çıkmasının ardından Poshor’un, Balyoz belgelerini, kapatılan Taraf gazetesi muhabiri Mehmet Baransu’ya veren firari FETÖ’cü Tuncay Opçi ile telefon trafiği tespit edildi. Poshor’un yargılanmasına Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesince devam ediliyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı girin