“Menfez faresi” yalanda örgüt elebaşını aratmadı

31

Hain darbe girişiminin ardından bağımsız mahkemeler önünde hesap sorulan terör örgütü üyeleri, yargılama aşamasında örgütün yönlendirmesiyle inkar taktiği uyguluyor.

FETÖ’nün suikast timinde yer alan eski Astsubay Zekeriya Kuzu 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sırasında Marmaris’e Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın emniyetini sağlamak için gittiğini, yakalandığı menfeze ise serinlemek için girdiğini söyleyerek örgütün inkar stratejisinin en çarpıcı örneklerinden birini sergiledi.

Marmaris Çetibeli bölgesinde bir menfez içinde yakalanması nedeniyle “menfez paşası” olarak da anılan Kuzu 4 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve 82,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Örgütle olan bağlantısını savcılıkta kabul etti

Örgütün Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığının sözde “üs imamı” Zekeriya Kuzu, yakalandıktan sonra Muğla Cumhuriyet Başsavcılığındaki ifadesinde FETÖ ile Konya’da görev yaptığı 2005-2006 yıllarında tanıştığını, burada kendisiyle ilgilenen “Yavuz” ismindeki kişiyle sohbetler yaptıklarını, İzmir’e tayini çıktığında da Bornova’ya gelen bu kişinin kendisini “Öğretmen Arif” olarak tanıtan başka bir kişiyle tanıştırdığını belirtti.

Israrla soy ismini öğrenmek istediği bu kişinin kendisine bu yönde bilgi vermediğini, soru sorulmamasını rica ettiğini kaydeden Kuzu, “Arif ile yaptığımız sohbetlerde Fetullah Gülen’in ismi geçtiği gibi kitaplarını da okuyorduk.

2012 yılı Temmuz ya da Ağustos ayına kadar bu şekilde buluşmalarımız devam etti. O dönemlerde bana tayininin çıktığını söyledi. Israrlarıma rağmen nereye çıktığını söylemedi.

Arif, bundan sonra görüşeceği kişi olarak ‘Tahir’ isimli yine öğretmen olduğunu söyleyen bir kişiyle tanıştırdı. Tanıştığım bu 3 kişinin de ortak özelliği telefon kullanmamalarıydı.” beyanında bulundu.

“Menfez paşası”nın yalanları

Zekeriya Kuzu, duruşmalarda emniyet ve savcılıkta önceden verdiği ifadeleri kabul etmedi.

Tutarsız ifadeleriyle dikkati çeken Kuzu, duruşmalarda önceki beyanlarıyla çelişen ifadeler kullandı.

Sorgusunda “tehdit ve şantaja uğradığını” bu nedenle FETÖ mensubu olduğu yönünde ifade verdiğini öne sürüp mahkemede ve emniyette verdiği bütün ifadeleri reddeden Kuzu, sıradan bir astsubay ve hiçbir yetkisi olmayan bir asker olduğunu iddia etse de MAK timindeki şüphelilerin mahkemedeki savunmaları kendisini yalanladı.

1 dolar yalanı

Cüzdanında bulunan 1 dolarlara ilişkin savcılıktaki sorgusunda “Bu dolarları ‘Arif’ diye bahsettiğim kişi verdi. Uzun bir süre önce (2008 veya 2010 yılı olabilir) bir sohbetimiz sırasında Arif bana bir dolarlık banknot verdi. Bu parayı Amerika’da bulunan Fetullah Gülen’in gönderdiğini, bereket olsun diye bu parayı cüzdanımda taşımam gerektiğini söyledi.

Ben de gırgır olsun diye ‘Hocanın başka işi yok mu para dağıtıyor?’ şeklinde cevap vermiştim. Bunun üzerine ben de aldığım parayı cüzdanımda saklamaya başladım. Bu para halen Çiğli 2. Ana Jet Üssündeki 621099 plakalı askeri araçtaki cüzdanımda bulunur. Aramızda daha sonra bu parayla ilgili bir sohbet geçmedi. Paranın seri numarasıyla ilgili de herhangi bir bilgim bulunmamaktadır.” ifadelerini kullanan Kuzu, mahkemede 1 doların G serisi değil, B serisi olduğunu ve bu parayı yurt dışında okuyan oğlunun hatıra maksadıyla kendine verdiğini iddia etti.

Mahkemede, FETÖ ile hiçbir bağlantısının olmadığını ileri süren Kuzu, “Arif, oğlumun dershanedeki öğretmeniydi. 1 doları bana Arif vermedi. Yavuz, Konya’daki bir komşumuzdu.

Kapısında Zaman gazetesi görürdüm. Oradan aklıma gelerek kurguladım. Arif’in atama yapılacak askerlerin belirlenmesinde etkili olduğu yönündeki ifademi de kabul etmiyorum. Arif’in beni Tahir isimli kişiye zimmetlemesi söz konusu değil, böyle bir şahıs yok.

Genel kültürümden kaynaklanan bir kurgulamaydı. FETÖ’ye üye değilim, hiçbir zaman olmadım. İfadelerimde belirttiğim zaman ve şahısların yüzde 99’u hayali. Üzerimdeki baskı nedeniyle böyle bir senaryo kurdum.” dedi.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı girin