Türkiye’de “Nükleer Enerji” yalanları

106

Türkiye tarihinin en büyük enerji yatırımı olan “Akkuyu Nükleer Enerji Santrali”nin temeli 3 Nisan 2018 tarihinde  atıldı. Akkuyu’nun temelinin atılması ile birlikte basında ve sosyal medyada nükleer enerji ile ilgili birçok yalan bilgi dolaşıma girdi.

 

 

Yalan 1: Dünya nükleer enerjiden vazgeçiyor.

Dünya’da 30’dan fazla ülke nükleer enerji santraline sahip. 1979 yılında 81 olan nükleer santral sayısı bugün 450’ye çıktı. Avrupa’da 128 ABD’de ise 99 nükleer reaktör var. Şu anda 15 ülke 56 nükleer reaktör yapılıyor.

Yalan 2: Nükleer santraller atom bombası gibi patlayabilir.

Nükleer santralin atom bombası gibi patlama ihtimali yok. Çünkü radyoaktif maddenin
patlayabilmesi için iki şart gereklidir ve bunlar nükleer enerji santrallerinden bulunmaz.
Birinci şart en az %90 zenginliğinde bir nükleer yakıttır. Nükleer santral yakıtları (%1-%5)
arası zenginliktedir. İkinci şart ise patlamayı tetikleyecek kinetik enerjidir. Ancak nükleer
santrallerde kinetik enerji de bulunmaz.

Yalan 3: Nükleer enerji çevre dostu değil.

Nükleer enerji çevre dostu bir teknolojidir. Nükleer enerji santralleri çevreyi kirletmez. Akkuyu’nun çevreye yapacağı radyasyon etkisi; petrol, kömür ve akaryakıt ile çalışan, zararlı maddeleri havaya atan elektrik santrallerin etkisine kıyasla çok daha düşüktür. Ayrıca, Nükleer santraller “sera etkisi” oluşturmaz.

Yalan 4: Nükleer santral atıkları çevreye zarar verir.

Yılda 1000 MW elektrik üreten bir santralde ortalama 25 ton nükleer atık çubuğu çıkar. Söz konusu atığı hacmi bir yemek masası büyüklüğüne denk gelir. Nükleer atıklar atom ve nötron bombası yapılırken ortaya çıkar.

Yalan 5: Nükleere gerek yok, enerji sorunu yenilenebilir kaynaklarla çözülebilir.

Türkiye yenilenebilir enerji kaynaklarına aralıksız yatırım yapıyor. Yenilenebilir kaynaklarla enerji ihtiyacının tamamını karşılamak imkânsız. Alternatif enerji kaynaklarının sürdürülebilir
olmaması da arzda sıkıntılar doğuruyor. Dünyadaki hiçbir ülke elektriği tamamen belli bir
kaynaktan elde etmiyor. Ülkeler bu ve benzeri stratejik nedenlerle kaynak çeşitliliğine
gidiyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı girin