FETÖ’nün büyük günahı: Hrant Dink suikastı

195

Türkiye’de Ermeni vatandaşlara yönelik yayın yapan ilk gazete Agos’un kurucusu, yayın yönetmeni ve başyazarı Hrant Dink, 19 Ocak 2007 günü silahlı saldırı sonucu öldürüldü. Kısa sürede yakalanan ve Dink’i öldürdüğünü itiraf eden tetikçi Ogün Samast cezaevine konuldu. Baştan sona FETÖ’nün planladığı suikasttaki önemli detayları öne çıkarıyoruz.

FETÖ suikasta nasıl yol verdi?

Trabzon’un Pelitli beldesinde ikamet eden tetikçi ve beraberindeki ekip, suikast hazırlıklarını burada yaptı. 2006’dan itibaren Hrant Dink’in öldürüleceğine ilişkin bilgilere erişen Trabzon Emniyeti İstihbarat Şubesi, tetikçi ve beraberindekileri takibe aldı. Polis muhbiri (Yardımcı İstihbarat Elemanı) Erhan Tuncel, istihbarat polislerine, Yasin Hayal’in Dink’i öldürmek için yeni bir tetikçi bulduğunu ve tetikçinin isminin Ogün olduğunu söyledi. Trabzon Emniyetinin başında, Aralık 2003’ten Mayıs 2006’ya kadar Ramazan Akyürek yer aldı. Ancak Trabzon Emniyeti Müdürü Akyürek; istihbarat bilgilerini Cumhuriyet Başsavcılığı, İl Jandarma Komutanlığı ve MİT’e iletmedi. Ayrıca Yasin Hayal ve üyesi olduğu örgüte de operasyon yapmadı. Akyürek, Dink suikastından önce Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı olarak atandı. Gerek Trabzon Emniyet Müdürlüğü döneminde gerekse Emniyet İstihbarat Başkanlığı döneminde Ramazan Akyürek’e Dink’in öldürüleceğine ilişkin çok sayıda rapor ulaştı.

Eski Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek

Başsavcılık, İl Jandarma Komutanlığı ve MİT’le istihbarat bilgisini paylaşmayan Trabzon Emniyet Müdürlüğü, Şubat 2006’da İstanbul Emniyet Müdürlüğüne “Yasin Hayal’in Hrant Dink’i öldüreceği” bilgisini iletti. Bu rapor, İstanbul Emniyeti İstihbarat Daire Başkanlığı C Şubesi Müdürü Ali Fuat Yılmazer’e ulaştı. Temmuz 2005’te C Şubesi Müdürü olarak atanan ve Dink suikastının gerçekleştiği dönemde de bu görevi yürüten Yılmazer, suikastı önlemeyi tercih etmedi ve Dink’i öldürmeyi planlayan örgütü etkisiz hale getirmedi.

Eski İstanbul İstihbarat Daire Başkanı Ali Fuat Yılmazer

Hrant Dink neden öldürüldü?

Bugünün FETÖ tutuklusu, döneminse İstanbul Emniyeti İstihbarat Daire Başkanlığı C Şubesi Müdürü Ali Fuat Yılmazer, 2006 yılı Haziran ayında C-5 adlı büroyu kurdu. Onay alınmadan kurulan ve mevzuat dışı çalışan bu büroda Ergenekon soruşturmalarının hazırlıkları yapıldı.

Ergenekon operasyonlarına karşı çıkan İstanbul Emniyeti İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler, FETÖ kumpasının önünde bir engel olarak görüldü. Ali Fuat Yılmazer, “Hrant Dink’e suikast yapılacağı istihbaratını almasına rağmen tetikçiyi ve azmettiriciyi etkisiz hale getirmedi, Dink’in koruma altına alınması engelledi.

Ali Fuat Yılmazer Hrant Dink suikastıyla hem Ergenekon kumpasını başlatmayı hem de suikastın önlenmesi konusundaki kusuru ve sorumluluğu, Ergenekon operasyonlarına karşı çıkan Ahmet İlhan Güler’e yıkarak onu tasfiye etmeyi hedefledi. Ergenekon başta olmak üzere FETÖ’nün kumpas davaları ile yaptığı tasfiyeler sonucunda özellikle Silahlı Kuvvetler bünyesinde kadrolaşmasını zirve noktasına eriştikten sonra 15 Temmuz darbe girişiminde bulundu. Bu açıdan Hrant Dink suikastı, 15 Temmuz darbe girişimine giden süreçte “FETÖ’nün ilk kurşunu” olarak yorumlandı.

Hrant Dink suikastı örgüt tarafından nasıl kullanıldı?

Ergenekon operasyonlarına zemin hazırlamak isteyen FETÖ, Dink suikastı ile hedeflediği algıyı yaratılabilmek için tetikçi Samast’ın Türk bayraklı görüntüsünü çekti. Bu görüntü ilk olarak Ercan Gün tarafından medyaya servis edildi. Peki Ercan Gün kimdi, kimlerle bağlantısı vardı?

Zaman’da 1993 yılında gazetecilik hayatına başlayan Ercan Gün, 10 yılı aşkın süre Zaman’da çalıştı. Ardından, FOX Haber Müdürü oldu. Zaman’da özel olarak yetiştirilen, ardından FOX Haber’e geçen Ercan Gün, FETÖ’nün birçok algı operasyonunu yürüttü. FETÖ’cü polislerin şike kumpasında sızdırdığı görüntüler ilk kez Ercan Gün tarafından yayımlanırken 17 Aralık darbe girişiminde de yine ilk kez Ercan Gün bakanlara ait fezleke numaralarını açıkladı. Ercan Gün, FETÖ’nün alandaki propaganda araçlarından biri olan Türkçe Olimpiyatlarına da katıldı.

Ercan Gün

FETÖ’nün algı oluşturmak için kendi medyası dışında, “merkez” görünümlü medyayı özellikle tercih ettiği biliniyor. FOX Haber Müdürü Ercan Gün, Hrant Dink suikastının işlendiği gün FETÖ’nün medya yöneticileri Adem Yavuz Arslan ve Ekrem Dumanlı ile yoğun telefon görüşmesinde bulundu. Suikastın ardından medya tetikçiliğini başarıyla yerine getiren Gün, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından tutuklandı.

Ogün Samast’ın eline Türk bayrağı vererek fotoğrafını çekenler kim?

Ogün Samast Samsun Otogarı’nda yakalandıktan sonra elinde Türk bayrağı ve arkasında Atatürk’ün “Vatan toprağı kutsaldır. kaderine terk edilemez.” sözünün yer aldığı fotoğrafı çekildi. Tetikçi Samast’ın bu pozu vermesi telkininde bulunan kişilerin Samsun Emniyeti Güvenlik Şube Müdürü Yakup Kurtaran ve Samsun Jandarma KOM Şube Müdürü Murat Bayrak olduğu tespit edildi.

ByLock kullanıcısı olduğu belirlenen Yakup Kurtaran, darbe girişiminin ardından meslekten ihraç edildi ve Dink suikastını soruşturması kapsamında tutuklandı. Diğer isim Murat Bayrak ise FETÖ’cü jandarma istihbarat görüntülerinin kaydettiği suikast anına ve öncesine ilişkin görüntüleri Samast’a izletti. Bayrak da Dink suikastı soruşturması kapsamında tutuklandı.

Tetikçi Ogün Samast

Ogün Samast’ın Türk bayraklı poz vermesini sağlayan polis müdürleri de bu fotoğrafları medyaya servis ederek örgütün istediği algıyı kamuoyunda oluşturan gazeteci de FETÖ’cü çıktı. FETÖ, Hrant Dink’i katleden tetikçi Ogün Samast’ın fotoğrafıyla kamuoyunda gerekli algıyı oluşturduktan sonra Ergenekon ve Balyoz operasyonlarına girişti. Böylece TSK’daki kadroların FETÖ tarafından işgal edilmesiyle birlikte 15 Temmuz darbe girişiminin önü açıldı.

Suikast nasıl örtbas edildi?

Hrant Dink’in öldürüleceğine ilişkin istihbarat raporu, Ramazan Akyürek tarafından imha edildi. Hrant Dink suikastına ilişkin bütün resmi yazışma ve medya dosyalarının bulunduğu sunucu, FETÖ’cülerin suikasttaki rollerinin açığa çıkmaması için yok edildi.

2008 yılında Hrant Dink suikastının soruşturmasında bilirkişilik yapan Levent Yarımel, Ramazan Akyürek’e log kayıtlarını talep etti. Yarımel, mahkemede verdiği ifadede “Log kayıtlarını talep ettiğim Ramazan Akyürek bana ‘Sen ne yapacaksın log kayıtlarını, bunlar bizi sıkıntıya sokar?’ dedi. Log kayıtlarının, İstihbarat Daire Başkanlığı ve Trabzon Emniyet Müdürlüğünün suçlu olduğunun gizlenmesi için verilmedi. Ben yıllarca yaptım bu işi. Elemanı dinliyorsunuz, takip ediyorsunuz ve eylem yaptırıyorsunuz. Dink suikastına bilerek göz yumuldu.” ifadelerini kullandı.

Başbakanlık Teftiş Kurulu Başmüfettişi Ayşegül Genç de 2008 yılında Hrant Dink suikastıyla ilgili hazırladığı raporda, Ali Fuat Yılmazer ve Ramazan Akyürek’in isimlerinin çıkarılması için kendilerine baskı yapıldığını anlattı. Başmüfettiş Genç, raporu değiştirmeden Teftiş Kurulu Başkanlığına verdikten sonra Hizbullah üyesi oldukları iddiasıyla usulsüz olarak dinlendiklerini ve silahlı kişiler tarafından odasında tehdit edildiğini söyledi.

Müfettişlere ve bilirkişilere baskı yapan FETÖ’cüler, suikasttaki rollerinin açığa çıkmaması için, soruşturmaları örtbas etme yoluna gitti. FETÖ’nün bu stratejisi dava aşamasında da kendisini gösterdi.

Kapatılan İstanbul Özel Yetkili 14. Ağır Ceza Mahkemesi, Hrant Dink suikastında “Örgüt yoktur.” kararı verdi. Dink suikastını karartan mahkemenin savcı ve hakimlerini araştırdık:

Mahkeme Başkanı Rüstem Eryılmaz: Dink suikastıyla ilgili delil yetersizliğinden “örgüt olmadığı” kararını aldıktan sonra “Karar beni de tatmin etmedi.” açıklamasında bulundu. ByLock kullanıcısı olduğu tespit edildi. Darbe girişiminin ardından 19 Ağustos 2016’da tutuklandı.

Eski Hâkim Rüstem Eryılmaz

Üye Hâkim Mustafa Başer: FETÖ’nün medya yöneticisi Hidayet Karaca ile aralarında Ali Fuat Yılmazer’in de bulunduğu 63 polis hakkında tahliye kararı verdi. 1 Mayıs 2015’te tutuklandı. “Terör örgütü üyeliği” ve “görevi kötüye kullanmak” suçlarından 10 yıl hapis cezasına mahkum oldu.

Eski Hâkim Mustafa Başer

Üye Hâkim Hadi Çağdır: FETÖ’nün bir diğer kumpası Odatv soruşturmasında dinleme kararlarını verdi. Darbe girişiminin ardından firar etti.

Savcı Hikmet Usta: Ahmet Zeki Üçok’un yargılandığı sahte çürük raporu davasının iddianamesini yazdı. ByLock kullanıcısı olduğu ortaya çıktı. Darbe girişiminin ardından firar etti.

Ergenekon davasının gerekçeli kararını yazan FETÖ’cü hakimler de Dink suikastını karartmayı sürdürdü. FETÖ kumpası olduğu ortaya çıkan Ergenekon davasının gerekçeli kararında sık sık Dink suikastına atıfta bulunuldu ve Ramazan Akyürek ile Ali Fuat Yılmazer başta olmak üzere örgüt mensupları aklanmaya çalışıldı.

FETÖ’nün suikastı örtbas çabaları, Genelkurmaya kadar uzandı. Dink suikastıyla ilgili Trabzon’dan 6 jandarma istihbaratçının, görevli olmadığı halde izinsiz bir şekilde Hrant Dink’in öldürüldüğü yerde keşif yapmaya geldiği ortaya çıkan istihbaratçıların ismi Genelkurmaydan istendi. Genelkurmay Adli Müşaviri Muharrem Köse, oldukça kilit konumdaki jandarma istihbaratçılara ilişkin taleplerin hiçbirine cevap vermedi ve bu isimleri polisten sakladı. Dink suikastının azmettiricilerinden olduğu ortaya çıkan Muharrem Köse’nin 15 Temmuz darbe girişiminin planlayıcılarından olduğu tespit edildi.

FETÖ mensupları bir yandan yargılama ve soruşturma aşamalarında karalama yaparken diğer yandan kamuoyu algısını manipüle etmeyi hedefledi. FETÖ’nün medya yöneticilerinden Adem Yavuz Arslan Dink suikastında FETÖ mensuplarının rolünün olmadığını kanıtlamak için “Bi’ Ermeni var… Hrant Dink Operasyonlarının Şifreleri”, “Ergenekonun şifresi & Dink’ten Malatya’ya Azınlıklar Nasıl Hedef Oldu?” isimli kitaplar yazdı. Bu kitaplar FETÖ’nün algı operasyonunun bir parçası olarak yayımlandı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı girin