Milli iradeye muhtıranın 10. yılı

111

Kutlu Doğum Haftası kapsamında yapılan etkinlikleri irticai faaliyet olarak gösteren Genelkurmay bildirisi, siyasi tarihimize “27 Nisan e-muhtırası” olarak geçmişti.

27 Nisan muhtırasının asıl amacı, aynı gün Türkiye Büyük Millet Meclisinde gerçekleşecek olan, Cumhurbaşkanlığı seçimine müdahale etmek ve Cumhurbaşkanlığı makamına Türkiye’deki hakim kadronun onay verdiği bir ismi oturtmaktı. Meclis’teki oylamayı Anayasa Mahkemesinde geçersiz kılarak amaçlarına ulaşır gibi görünseler de Cumhurbaşkanını halkın seçmesini kabul eden Anayasa değişikliği referandumu ve son olarak 16 Nisan tarihinde gerçekleşen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi değişikliğiyle amaçlarına ulaşamadılar.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bazı bakanlarla birlikte Başbakanlık konutunda kaleme aldığı cevabı 28 Nisan günü dönemin Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek okudu. “Başbakanlığa bağlı bir kurum olan Genelkurmay Başkanlığının herhangi bir konuda hükümete karşı bir ifade kullanması demokratik hukuk devletinde düşünülemez. Genelkurmay Başkanlığı, hükümetin emrinde görevleri anayasa ve ilgili yasalarla tayin edilmiş bir kurumdur. Anayasamıza göre Genelkurmay Başkanı, görev yetkilerinden dolayı Başbakan’a sorumludur.” denilerek muhtıraya cevap verildi.

Türkiye’de ilk defa siyasi iktidar, Muhtıra veren TSK’ya karşı sesini yükseltmiş, “şapkasını alıp gitmemişti”. Bu demokratik duruşun arkasındaki isim olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 15 Temmuz Darbe girişiminde de geri adım atmayarak millet iradesine olan bağlılığını göstermişti.

1 YORUM

  1. ATATÜRKÇÜ TSK, Sn.ERDOĞAN’a karşı eyleme, İsmet İnönü’nün 1946 yılında tuttuğu neo-Tanzimatçı yolda yürümekte olduğunu sezmese geçmezdi.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı girin