Özel Haber: Tekrar ısıtılan acı yemek, 28 Şubat’ın medya yalanları

219

Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde elindeki hara ile Atatürk heykeline saldıran Mehmet Malbora’nın görüntüleri 28 Şubat günlerindeki senaryo haberleri tekrardan hatırlattı.  Her biri özel seçilmiş yalan haberleri hazırlayanlar darbenin en önemli destekçileri olmuştu. Bu haberlerden bazılarını tekrar hatırlatmakta fayda var.

Aşk üçgeni: Ali Kalkancı- Fadime Şahin-Müslüm Gündüz

28 Şubat darbesinin simge isimlerinden biri şüphesiz Fadime Şahin’di. Önce Ali Kalkancı’nın kurduğu sahte dergâha gitmiş, sonra da 28 Şubat sürecinde piyasaya sürülen Aczimendi tarikatı şeyhi Müslüm Gündüz ile basılmıştı.  Tuncay Özkan yıllar sonra bu baskında Ali Fuat Yılmazer’in aktif rol aldığını gülerek anlattı. Fadime Şahin bu baskından sonra günlerce televizyon kanallarında dolaşarak Müslüm Gündüz ve Ali Kalkancı’nın kendisini nasıl iğfal ettiğini anlattı. Amaç hâsıl olmuş, “irticacı” partiye göz yumulursa nasıl bir Türkiye’ye uyanacağımız insanların zihnine nakşedilmişti. Fadime Şahin yıllar sonra ismini değiştirmiş, başka bir şehirde görüntülendi. Hakkındaki iddialara dair asla konuşmadı.

Ali Kalkancı, Fatih’te bir tarikat şeyhi olarak ortaya çıktı. İfadesinde, Fatih Çarşamba’daki İsmailağa cemaatine dâhil olduğu ve daha sonra oradan ayrılıp kendi şeyhliğini ilan ettiğini açıkladı. Fadime Şahin ağlayarak yaptığı açıklamalarla Türkiye’nin gündemine oturdu. Yıllar sonra fabrikasında uyuşturucu hap üretirken yakalandı.

Müslüm Gündüz: Refah partisinin yükselişiyle beraber piyasaya sürülen sahte şeyhlerden biriydi. Elazığ merkezli bir yapılanma olmasına rağmen, Ankara’ya müritleriyle çıkartma yapıyor; müritlerinin yaptığı uzak doğu sporları gösterisiyle “savaşa hazırlanan” insanlar görüntüsü çiziyordu. Fadime Şahin ile basıldığında polislere “nerede kaldınız?” diyerek fırça attığı iddia edildi.

Lunapark’taki brandadan yalan haber çıkartan Cumhuriyet

Deneyimli gazeteci Fuat Kozluklu’nun anlattığı bu hadise 28 Şubat medyasının yalan söylerken nasıl da pervasız bir tavır takındıklarını gösteriyordu. Fuat Kozluklu, “O zaman Cumhuriyet Gazetesi’nde çalışıyordum. Vatan Caddesi’nin üzerinde bir lunapark vardı. Orada etekli bir kadın şeklinde dönme dolap vardı. Üzeri branda ile kapatılmıştı. Hani Fatih bölgesine de giriyor diye, lunaparktaki o kadın figürlü dönme dolap için geldim ve şöyle yazdım: ‘İslamcılar dönme dolaptaki etekli kadına tahammül edemediler’. Cumhuriyet Gazetesi’nde kocaman çıktı; hem de birinci sayfada. Yalan haberdi, çok kötü, yazıklar olsun bana.” ifadeleriyle gerçeği yıllar sonra açıkladı.

İrticacı şirketler listesi nasıl değişti

28 Şubat post-modern darbe sürecinde Genelkurmay Başkanlığı’nın hazırladığı irticayı destekleyen şirketler listesinde yer alan firmalardan biri de geçtiğimiz günlerde korkutucu reklamıyla gündeme gelen Ülker Grubu’ydu. Ülker bu listeden çıkmanın yöntemini Cumhuriyet gazetesine reklam vermekte ve Cumhuriyet yazarı Alev Coşkun’u Ülker Holding’in Yüksek İstişare Kurulu’na üye seçerek buldu.

Radikal’in 28 Şubat’a hazırlık manşeti

“Türkiye tarihinde bir daha 12 Eylül 1980 yaşanmasın diyenlerin kulakları barış/uzlaşma/eşitlik/kardeşlik yalanlarıyla dolu. Kimse yanlış hesap yapmasın, kulakları yalanla dolu olanların çoğunlukta olduğunu unutmasın. Koskoca bir halkın ‘parlamento aritmetiği’ ile sonuna kadar kandırılabileceğini sanmasın. (…) Onlar var ya onlar; alkolü, sinemayı, müziği, resmi, heykeli, baleyi, dansı yasaklamayı özlüyorlar. Kadınların kapanmasını, evde oturmasını, pantolon-etek giymemesini, yüzmemesini ve hatta kahkaha ile gülmemesini istiyorlar. Düşledikleri/özledikleri/ öngördükleri rejimin adı doğrudan faşizmdir. İslam faşizmidir…”. O sıralarda Radikal’de çalışan Erbil Tuşalp’ın kaleme aldığı metin daha sonra kitap haline getirildi. Yazıların gerçekle bir ilgisi yoktu, mühim olan Radikal gibi o dönemin özgürlükçü olarak kabul edilen gazetesinin bu manşetle 28 Şubat’ta Milli İradeye darbe vuracak olanlara cesaret vermesi ve onları peşinen temize çekmesiydi.

Hürriyet gazetesinin başlık oyunu

28 Şubat sürecinin tüm hızıyla devam ettiği 1998 yılında “bin yıl sürmesi” taahhüt edilen 28 Şubat’ın yılmaz savunucusu Hürriyet gazetesinde bir haber başlığı dikkat çeker:  “FP’li üye: Gökçek irticai çete başı.” Melih Gökçek Fazilet Partilidir ve partisinden bir ismin iddiası önemlidir. Haberin içeriğine girildiğinde, şu cümleler bizi karşılar:

“FP’li Ankara Büyükşehir Belediyesi bağımsız Meclis Üyesi Muzaffer Saraç, Büyükşehir Belediyesi’ni, ASKİ, EGO ve 14 belediye şirketini, irtica kaynaklı bir çetenin yönettiğini ve çete başının da Melih Gökçek olduğunu iddia etti. “

Fazilet Partisi başörtülülere burs veriyor

28 Şubat darbecilerinin başbakanlık koltuğunu emanet ettiği Mesut Yılmaz, gelecek seçimleri düşünüp başörtüsü konusunda o kadar katı olmadığını ispatlamaya çalışırken araya yalanları sıkıştırıyordu: ‘‘FP, üniversiteye giren ve ekonomik durumu iyi olmayan kız öğrencilere burs vermekte, karşılığında da kendi üniforması olarak türban giymeye zorlamakta.”

 

 

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı girin