Avrupa’nın soykırım günahı Srebrenitsa 22 yaşında

115

Bugün, 11 Temmuz 1995 Srebrenitsa katliamının yıl dönümü. Katliamın nasıl yaşandığını tekrar hatırlamak ve vahşice şehit edilen Bosnalı Müslümanları hatırlamak gerekiyor. Fakat 22 yıl önceki katliamı hatırlarken, Bosna’nın şu an içinde bulunduğu durumu unutmamak, Bosnalı Müslümanların çektiği sıkıntılara iş işten geçmeden çözüm üretilmesini sağlamak gerekiyor. 11 yıl Bosna müftülüğü yapan Mustafa Ceriç’in ifadesiyle: Bosna’da yeni bir soykırım tehlikesi var. Bosna Hersek Yüksek Mahkemesi’nin “sivil halka yönelik savaş suçları işledikleri” gerekçesiyle 1992-1995 arası görev yapan üç Sırp askerine verdiği toplam 32 yıl komik ceza, Bosna’da işlerin pek de yolunda olmadığını gösteriyor. Srebrenitsa’da her yıl anma törenleri gerçekleşiyor. Toplu mezarlarda çıkan kemiklerden kimliği belli olanların cenaze namazları kılınıyor ve müstakil bir mezara konuyor.

Tarihin utancı

Temmuz 1995’de Yugoslavya’da Sırp vahşetinin en büyüklerinden biri yaşandı. BM Barış Gücü kontrolündeki Srebrenitsa’ya giren Sırplar Avrupa’da II. Dünya Savaşından sonra yaşanan en büyük katliam ve soykırım olarak tarihe geçti. Yapılan katliamda genç yaşlı demeden binlerce insan yaşamını yitirmiştir. Katliama Sırp ordusunun yanı sıra, Bosna-Sırp ordusunun “Akrepler” olarak bilinen özel birlikleri de katılmıştır. Ne Birleşmiş Milletler’in Srebrenitsa’yı güvenli bölge ilan etmesi ne de kentte bulunan 600 Hollanda Barış Gücü askeri katliama mani olamamıştır. Lahey Savaş Suçları Mahkemesinin aldığı utangaç kararla Hollanda’lı BM Barış Gücü askerlerinin soykırımda sorumluluğu olduğu kabul edilmiştir.

Ratko Mladiç ve Ton Karremans

Yugoslavya’nın dağılmasının ardından, 1992 yılında Sırplar Yugoslav halklarına katliam uygulamaya başlamışlardır. Olaya müdahil olmak isteyen Birleşmiş Milletler 6 bölgeyi güvenli ilan etmiştir ve bu bölgelerden biri de Srebrenitsa’dır. Savaştan önce 24.000 nüfusu olan bu kent mülteciler ve dışardan kente sığınan insanlarla birlikte 60.000 nüfusa ulaşmıştır. Nüfusun artmasıyla bu kent artık hastalıklarla, açlıkla mücadele etmeye çalışan bir toplama kampına dönüşmüştür. Kenttekilerin kendilerini korumak için edindikleri silahlar da BM (Birleşmiş Milletler) güçleri tarafından güvenlik gerekçesiyle toplanmıştır. Sırp devlet Başkanı Radovan Karadziç’in emriyle, Ratko Mladiç komutasındaki Sırp askerlerinin kente olan tacizleri sıklaşınca kamptaki insanlar silahlarının geri verilmesi için başvuruda bulunmuş; fakat kampın Hollandalı komutanı Thom Karremans bu isteği geri çevirmiştir. BM güçleri ise sadece kent üzerinde iki tane F16 uçurarak  göstermelik tepki vermişlerdir. Hollandalı askerler Bosna’daki BM Barış Gücü Komutanı Fransız generalden aldıkları emirle bir gece yarısı kenti boşaltmış ve bulundukları kampı içindeki 25.000 mülteci ile birlikte Sırplara teslim etmişlerdir. Hollandalı komutan tarafından Sırpların insafına bırakılan kent bir hafta süren katliamla Sırplara yenik düşmüştür.


Ratko Mladiç

Srebrenitsa kırsalında 1000 kişiyi esir alan grup, Ratko Mladiç’in emriyle esirleri öldürmeye başlamıştır. Daha sonra kimlik tespiti yapılmaması için cesetler askerler tarafından parçalanarak Kremetorium’da yakılmış ve toplu mezarlara gömülmüşlerdir. Yaklaşık 5 gün süren bu katliama Avrupa devletleri sessiz kalarak destek vermişlerdir. II. Dünya Savaşından sonraki en büyük insanlık kıyımı yaşanan Srebrenitsa, Sırp katillere boyun eğmiştir. Katliam’dan 13 yıl sonra Sırbistan’ın Sermiyan köyünde yakalanan Sırp komutan Ratko Mladiç, Lahey Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından müebbet hapse çarptırılmış; cezasını istediği bir ülkenin hapishanesinde geçirebileceği hükme bağlanmıştır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı girin