CIA’in ilk kadın başkan yardımcısı Tayland’da işkence yaptırmış

285

İnsan hakları kuruluşu Avrupa Anayasal ve İnsan Hakları Merkezi, CIA direktör yardımcısı Gina Haspel hakkında Tayland’daki gizli bir Amerikan istihbarat tesisinde tutulan tutuklulara işkence yapılmasına izin verdiği suçlamasıyla Alman federal savcılığına suç duyurusunda bulundu.

Savcılık ofisi, Çarşamba günü yaptığı açıklamada suç duyurusunu aldıklarını ve işleme koyduklarını doğruladı. Önde gelen bazı Amerikan askeri ve istihbarat yetkilileri hakkında daha önce de benzeri sebeplerle suç duyurularında  bulunulmuş ancak bunlar somut bir netice doğurmamıştı.

Suç duyurusunda özellikle bahsedilen “waterboarding”, CIA ve bazı Amerikan yetkilileri tarafından etkili bir sorgulama yöntemi olarak savunulurken, insan hakları aktivistleri bunun bir işkence yöntemi olduğunda ısrar ediyor. Şubat ayında direktör yardımcılığı görevine seçilen Gina Haspel, bu tür yüksek bir pozisyona seçilen ilk kadın CIA çalışanı olmuştu.

Avrupa Anayasal ve İnsan Hakları Merkezi tarafından Alman yetkililere teslim edilen suç duyurusu özellikle Abu Zubaydah adlı Suudi vatandaşı ve El Kaide şüphelisinin davası üzerinde yoğunlaşıyor. Medyada çıkan haberler ve Amerikan Kongre raporlarına göre Al Zubaydah, Haspel Tayland’daki CIA sorgulama merkezinin başında olduğu dönemde, tam 83 kere “waterboarding” yöntemiyle işkenceye maruz kaldı.

Amerikan Sivil Haklar Birliği adlı başka bir insan hakları kuruluşu da Al Zubaydah’in sorgulamalarına da katılan CIA çalışanı psikologlar James Mitchell ve Bruce Jessen hakkında Haspel’ın bilgisi dahilinde psikolojik işkenceler yaptığı gerekçesiyle dava açtı. 2014 yılında konuyla ilgili olarak kurulan Amerikan Senatosu soruşturma komisyonu CIA’nın işkencelerinin istihbarat elde ederek, Amerika’yı daha güvenli bir yer yapma amacına hizmet etmediği sonucuna ulaşmıştı.

Alman savcıları, dava konusu kişi veya kurumlardan birinin Alman olması gibi durumlarda, ülke dışında işlenen önemli suçlar hakkında da dava açabiliyorlar. Savcılığa verilen dilekçede adı geçenlerden Khaled el-Masri’nin Lübnan asıllı bir Alman vatandaşı olması Alman savcılarına yasal olarak dava açma yetkisini vermiş oldu.

2007 yılında Münih Savcılığı 13 CIA ajanı hakkında aralarında Alman vatandaşlarının da bulunduğu El-Kaide zanlılarına işkence yapmaktan dolayı yakalama emri çıkarmış, ancak Alman hükümeti CIA ajanlarının Amerika’dan getirilmesi için herhangi bir teşebbüste bulunmamıştı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı girin