İsrail resmen Apartheid rejimi oluyor

94

İsrail parlamentosu komitesi İsrail’i Yahudilerin ulusu olarak tarif eden “Siyonizmin en mühim yasa tasarısı”nın son hâlini onayladı.

Yedi sene gecikmeden sonra, İsrail’i yöneten partiler tartışmalı yasa tasarısının maddeleri hakkında nihai anlaşmaya vardı.

Tasarının hızlı bir şekilde İsrail Parlamentosu’ndan geçmesi ve önümüzdeki haftalarda mevzuata girmesi bekleniyor.

Komite Başkanı Amir Ohana tasarıyı “yasaların yasası” olarak tabir ederken kabinedeki bir bakan da “Siyonizmin bayrak gemisi” olarak ifade etti.

Tasarı İsrail’in büyük Filistinli azınlığının (nüfusun beşte biri) İsrail’in gelecekte normal, Batı tipi bir demokrasiye dönüşmesi için reform yapma imkanını tamamen ortadan kaldırıyor.

İsrail Parlamentosu’ndaki bir avuç Filistinli üyeden biri olan Ayda Tüma-Süleyman’ın ifadesine göre yasa tasarısı “bir apartheid rejimini olabilecek en açık biçimde kurumsallaştırıyor.”

Eşit önemde fakat henüz dikkat çekmemiş bir başka husus da Temel Yasa’nın İsrail’in sağcı hükümetine Doğu Kudüs ve Batı Şeria’daki Filistinlilerin topraklarının ilhakını sağlamlaştırmaya, daha ileri taşımaya ve ayrıca bu türlü çabaları önleyecek yasal girişimleri engellemeye imkan veriyor olması.

Tasarının bu hafta onaylanan son hali de İsrail vatandaşlarının beşte birinin anadili olan Arapça’nın resmi dil statüsünü kaldırarak İbraniceyi tek resmi dil yapıyor.

Temel Yasa ayrıca İsrail’in 1,8 milyonluk Filistinli vatandaşlarına sıkı bir ayrımcılık uygulayan Yahudi cemiyetlerini destekliyor. İsrail’e göç etme hakkını Yahudilerle sınırlandırarak İsrail’in “sürgündekileri toparlama” misyonunun altını bir kez daha çiziyor ve yurt dışındaki Yahudilerin haklarını yurt içindeki Filistinli vatandaşlara önceliyor.

En önemlisi, bu yasa İsrail’in kendini tarif edişinde herhangi bir “demokratik” bileşen bırakmamakta. İsrail’in “Yahudiliği” zirveye yerleştirilmiş durumda.

Ve İsrailli akademisyenler de dahil olmak üzere çoğu eleştirmen İsrail nasıl ki “hem beyaz hem demokratik” ya da “hem Hristiyan hem demokratik” olamazsa, İsrail’in “hem Yahudi hem demokratik” olmasının da imkânsız olduğunu öne sürdü. Bu akademisyenler İsrail’i gayri demokratik bir devlet tipi olarak bilinen “etnokrasi” şeklinde tarif ediyorlar.

Öyleyse bu yasa tasarısı [demokrasi adına] pek bir şey değiştirmeyecekken onu meclisten geçirmek için bu kadar sıkıntıya girmenin âlemi ne?

Temel Yasa’nın ardında bazı acil dürtüler var.

Temel Yasa kısmen; sağın, İsrail 1992’de meclisten Özgürlük ve İnsan Haysiyetine Dair bir Temel Yasa geçirdiğinden beri halledilmesi gereken, utanç verici bir sürü yasal ve siyasi sıkıntıya verdiği cevaptır.

Yasanın İsrail’i bir “Yahudi ve demokratik devlet” olarak tarif etmesi üzerine yasal hak grupları mahkemelerde İsrail’in eşitliğe saygı duyması için itirazlarda bulundu.

Fakat o dönemin etkileri hâlâ hissedilmekte.

Geçen ay aşırı sağcı Adalet Bakanı Ayelet Shaked Temel Yasa hakkında “Yahudi cemiyeti için yalnızca Yahudi olmak tanım itibarıyla tamamen doğrudur. Hak ihlalleri pahasına da olsa Yahudi bir çoğunluğu muhafaza etmek mümkün.” dedi.

İsrail Kudüs’ün nüfus yapısını katı bir Yahudi çoğunluğa tahvil etmek için Batı Şeria’nın bazı kısımlarını Kudüs’e ilhak ederken aynı zamanda on binlerce Filistinliyi Doğu Kudüs’teki ikamet haklarından mahrum edecek bir yasa tasarısı hazırlamakta.

Parlamento geçen hafta Filistinlileri Kudüs’ten çıkarmak için hükûmeti yetkilendiren bir yasayı kabul etti.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı girin