Macron Müslüman haklarının kısıtlanması için çağrıda bulundu

8

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, “devlet içinde devlet” sorununu bir seferde çözme kararı aldı. Fransız Müslüman Konseyi üyeleriyle yaptığı görüşmede, Kilise-Devlet Ayrılığı Yasası’nı sertleştirmekle tehdit etti.

Macron görüşmede, “Hükümet her türlü siyasi İslam’a, dinler arası nefret söylemlerine, cumhuriyetle bağlarımızı koparmaya çalışan her şeye karşı sert önlemler alacaktır. Çünkü bunlar, ulusal birliğimizi tehdit ediyor” ifadelerini kullandı.

Fransız lider, bunu durup dururken dile getirmedi.

Önümüzdeki ilkbaharda, ülkesinde yerel seçimler yapılacak ve sonuçları iktidarının geleceğini belirleyecek.

Şu anda göçmenler dışında nüfus artışı en hızlı olan seçmen grubu (ülke nüfusunun yüzde onundan daha fazla) Müslümanlar ve onların da kendi adayları bulunuyor.

Bu adaylar, okul ve devlet kurumlarında başörtü takılması, iş yerlerinde namaz kılabilme imkanı gibi her inanan için önemli olan sorunları çözme sözü veriyor. Bu konu, her fırsatta laikliğini önemle vurgulayan Fransa’da yıllardır tartışılıyor.

Macron, dini cemaatlerin ülke dışından finanse edilmesini yasaklayan yasalarda değişiklik yapacaklarını belirterek, bunu Müslüman toplulukların özerkliğini sağlama ve onları Arap devletlerinin etkisinden koruma şeklinde açıkladı.

Fransa Müslüman Örgütleri Birliği temsilcisi Gazi Vehpi, “Birisi caminin inşası için dışarıdan para alınmasını yasaklamak istiyorsa, o halde parayı kendisi versin” diyerek bu kararı eleştirdi.

Vehbi’ye göre, son yıllarda Fransa diplomatik kanallar aracılığıyla Arap ülkelerinden cami inşaatlarını finanse etmelerini durdurmaları veya şeffaf yollardan yapmalarını istedi. Bu nedenle, finans miktarı azaldı veya başka şekiller aldı. Örneğin, camiler bazı inananların yaptıkları büyük bağışlarla inşa ediliyor.

Aşırıcılıkla mücadele adına Elysees, İslam toplumunun haklarını kısıtlamayı amaçlıyor. Ancak, radikalizme karşı olan sıradan Müslümanlar, ülkede zaten hızla büyüyen İslam düşmanlığının güçlenmesinden korkuyor.

Macron, Paris’te imamlara dini yasaların sertleştirilmesinin nedenlerini anlatırken, Fransa’nın güneybatısındaki Bayonne kasabasında camiyi yakmaya  çalışan 84 yaşındaki bir adam iki kişiyi tabancayla yaraladı.

Yaşlı adamın dört yıl önce Müslüman karşıtı tutumuyla bilinen Ulusal Cephe’den seçimlere katılması da dikkat çekiyor.

Bu siyasi gücün destekçi sayısı her geçen gün artıyor.

Son anketlere göre, Fransız halkının yüzde 37’si Ulusal Cephe’yi dini aşırılıkçılığa karşı koyabilecek ana güç olarak görüyor.

Ulusal Cephe lideri Marine Le Pen, ısrarla Müslümanların yabancı fonlardan finanse edilmesinden yoksun bırakılmalarını istiyor.

Buna karşılık vatandaşların sadece beşte biri Macron’un liderliğindeki LREM partisini bu konuda destekliyor.

Gündemi siyasi rakiplerinin elinden almaya karar veren iktidar partisi, Müslümanlara yapılan saldırılar konusundaki utangaç tavrından vazgeçiyor.

Ekim ayının ortalarında Fransa İçişleri Bakanı, sokakta kılınan namaz ve sakal uzatmayı ‘radikalizmin açık belirtileri’ olarak nitelendirdi.

Müslümanları kızdıran bu açıklamadan sonra, Macron’un kendisi de şimdiki hamlesiyle Fransız İslam topluluğuna tokat atmış oldu.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı girin