Özel Haber: Brezilya’da yargı darbesi kanıtlandı

15

Brezilya’da Lula da Silva’ya ve Dilma Rousseff’e yönelik yargı darbesinin ardından ülke aşırı sağcı Jair Bolsonaro’ya teslim edildi. Bu yargı darbesinin önemli bir ayağı Lula da Silva’nın adaylığını engellemekti. Fakat ülke tarihinin en başarılı devlet başkanlarından biri olan Lula’yı engelleyen savcıların bununla da yetinmediği, Lula’nın işaret ettiği adayın kazanmasını da engellemek için hapishanede konuşmasını Yüksek Mahkeme’nin kararına rağmen engelledikleri ortaya çıktı.

Konuyla alakalı The Intercept’in yayınladığı haberin tercümesini paylaşıyoruz: 

The Intercept ’in elde ettiği büyük bir arşiv, Brezilya yargısının nasıl siyasi motivasyonlarla hareket ettiğini ortaya koyuyor. Devasa bir gizli belge arşivi yıllardır siyasetten bağımsız olduğunu iddia eden Brezilya’nın en güçlü savcılarının, İşçi Partisi’nin 2018 başkanlık seçimlerini kazanmasını engellemek için nasıl komplo kurduklarını ortaya koyuyor. Ortaya çıkan belgelere göre savcılar, tamamen bu amaçla, cezaevindeki eski İşçi partili Cumhurbaşkanı Lula da Silva’nin gazetelere secim öncesi röportaj vermesini zorlaştırmış veya tamamen engellemiş.

Lula da Silva, 2014 yılında “rüşvete karşı” başlatılan “Araba Temizliği Operasyonu” kapsamında tutuklanmıştı. Soruşturmayı yürüten savcılar o zamandan bu yana, bu operasyonun siyasi veya ideolojik bir motivasyonu olmadığını iddia ediyorlardı. Ama geçen seneki başkanlık seçimleri ile ilgili ortaya çıkan belgeler durumun böyle olmadığını açığa çıkardı. Söz konusu belgeler, davanın savcılarının nasıl İşçi Partisi adayı Fernando Haddad’in seçilmesini engellemek için komplo kurduklarını açığa çıkardı. Brezilya’da 2018 yılındaki başkanlık seçimlerini, asri sağcı aday Jair Bolsonaro kazanmıştı.

Başkanlık seçimlerinin ilk turundan 10 gün önce bir gazete cezaevindeki eski başkan Lula da Silva ile röportaj yapmak istiyor ve bunun için Brezilya Yüksek Mahkemesi’nden izin de elde ediyor. Fakat bunun hemen ertesinde, “rüşvet” soruşturmasını yöneten savcılar, Telegram adli mesajlaşma uygulamasında kurdukları grupta, Yüksek Mahkeme’nin kararını uygulamamak için ne yapabileceklerini tartışmaya başlıyorlar. Ele geçirilen yazışmalara göre savcılar, bu röportajın Lula’nin partisi İşçi Partisi’ne başkanlık seçimlerini kazandırabileceğinden korkuyor.

“Araba Temizliği” Operasyonu’nun savcıları bu yazışmalarda açıkça, Lula’nın röportajını engellemekteki amaçlarının İşçi Partisi’nin secimi kazanmasını engellemek olduğunu belirtiyor. Soruşturmanın başsavcısı Deltan Dallagnol, İşçi Partisi’nin iktidara dönmemesi için dua ettiğini yazarken, soruşturma savcılarından Laura Tessler su mesajı gönderiyor: “(Röportaj izni) saka mi? Seçimden hemen önce (Lula ile) yapılacak bir röportaj Haddad’a (İşçi Partisi’nin adayı) secimi kazandırır.”

Brezilya’daki birçok kişi, “Araba Temizliği” Davası’nın savcılarını ve de su an Jair Bolsonaro’nun hükûmetinde adalet bakanı olan davanın hâkimi Sérgio Moro’nun, ideolojik ve siyasi motivasyonlarla hareket etmekle suçluyordu. Moro ve savcılar bu suçlamayı sürekli reddetti; amaçlarının siyasi partilerden bağımsız olarak rüşvet alan ve kamu gücünü kötüye kullanan kim varsa cezalandırmak olduğunu iddia etti.

Fakat ortaya çıkan belgeler gerçeği ortaya koyuyor. Eski Başkan Lula’nın hapishanede röportajını engellemenin dışında, Lula’yı mahkûm etmede davanın başsavcısı ve hâkim arasında gecen, birkaç sene öncesinden konuşmalar da yayınlandı. Buna göre, hukuki olarak davada bağımsız bir hüküm verici konumunda olması gereken Hâkim Moro, davanın başsavcısı Dallagnol ile Lula’ya mahkûmiyet kararının nasıl verilebileceğini, davanın argümanlarının ve kanıtların ne şekilde olması gerektiğini tartışmış. Savcılar ve hâkim arasındaki diğer yazışmalarda da, Lula’yı mahkûm etmek için yeterli delil bulunmadığından bahsediliyor. Fakat Lula de Silva yine de “rüşvet” suçlamasıyla mahkûm oldu, partisi ise gecen seneki başkanlık seçimlerinde iktidarı asri sağcı Jair Bolsonaro’ya kaptırdı.

Davanın hâkimi Moro ve savcılar bugüne kadar uluslararası platformda adalet savaşçıları olarak lanse edildi. Bu kişilere pek çok değişik ülkeden sayısız ödül ve nisan verildi. Uluslararası medyada methiyeler düzüldü. Oysaki 2010 yılında %87 halk desteğiyle başkanlığını tamamlayan Lula de Silva, 2018 yılının başkanlık seçimlerinin de açık ara favori adayıydı ama politik motivasyonlu “Araba Temizliği” Davası ile hapse gönderilerek adaylığı engellenmiş oldu.

Fakat Lula yine de ülkedeki en etkili siyasi figür olarak kalmaya devam ediyordu. Seçimlerde kendisi aday olamayan Lula, Sao Paolo Belediye Başkanlığı yapan Fernando Haddad’ı İşçi Partisi’nin adayı olarak işaret etti. Hapishanede tek başına hücrede kalan Lula’nın başına herhangi bir demeç vermesine müsaade edilmiyordu. Fakat seçimlerden önce Brezilya Yüksek Mahkemesi, ifade özgürlüğü kapsamında Lula’nın röportaj verebileceği hükmünü verdi. Bunun üzerine paniğe kapılan “rüşvet” soruşturması savcıları, Telegram adlı uygulamada bu durumu nasıl engelleyebileceklerini konuşmaya başladı. Bir savcı “kararda tarih belirtilmiyor, secim sonrasına röportaj izni vererek yine Yüksek Mahkeme’nin kararına uymuş oluruz” yazarken, başka bir savcı “Ne yani, bu adamın hapishanede miting düzenlemesine müsaade mi edeceğiz!!!” diye yazdı. Yüksek Mahkemesi’nin kararına hem savcılar hem de tabanda karşılığı olmayan asri sağcı “Novo Partisi” itiraz etti ve tabiri caizse hukuki bazı “cambazlıklar” ile Lula’nin secim öncesi röportaj vermesi engellendi. Sadece asri sağın adayı Bolsonara secimi kazandıktan sonra Lula, o da kısıtli olarak, Brezilya halkına seslenebildi.

Bolsonaro’nun yaptığı ilk icra atlardan biri de Lula’yi mahkûm eden davanın hâkimi Sergio Moro’yu, yetkileri artırılan Adalet Bakanlığı’nın başına getirmek oldu. Başkan Bolsonaro, Yüksek Mahkeme’de bir hâkim koltuğu boşalır boşalmaz Moro’yu Yüksek Mahkeme’ye hâkim atama sözü verdiğini de geçenlerde itiraf etti. Böylece Moro görev sureleri yasadıkları müddetçe devam eden Yüksek Mahkeme üyelerinden biri olarak hem ekstra bir ödül alacak hem de Lula Davasında hâkim olarak görevini kötüye kullanan biri olarak ileride ceza soruşturması ile karşılaşma ve kendisini demir parmaklıklar ardında bulma riskinden kurtulmuş olacak.

The Intercept Gazetesi’nin ele geçirdiği Telegram yazışmalarını yayınlamasından sonra “Araba Temizliği” Davasının savcıları ve de hâkimi Moro, konuşmaları inkâr etmedi. Savcılık ofisi sadece ele geçirilen yazışmaların özel yazışmalar olduğu, konuşmaların içeriğinden kopartılarak servis edildiği ve “devasa bir rüşvet ayini ortaya çıkaran Araba Temizliği Operasyonu’nun meşruiyetine gölge düşürmediği” açıklamasını yaparak bir manada kurulan komployu kendi ağızlarıyla ikrar etmiş oldu.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı girin