Kadınlığı savunan J.K. Rowling’in yaşadıkları bize ne anlatıyor?

Kadınlığı savunan

J. K. Rowling aslında tam olarak Joanne Kathleen “Jo” Rowling. Parasızlıktan bir kafede kağıt kalem ile yazmaya başladığı romanı Harry Potter serisini bitirdiğinde tam 12 yayınevinden ret cevabı almıştı. Yılmadı, tüm zamanların en çok satılan serisini yazan insan olarak tarihe geçti. Sadece kitap satışlarının 500 milyon adeti geçtiği haberleri 2019 yılında internet sitelerinde yer aldı. Dünyanın en çok kazanan yazarı ünvanını kazanan J.K. Rowling’in kurguladığı Harry Potter, Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu ile içinde yaşanan maceralar o kadar beğenildi ki sinemaya aktarılan serinin toplam hasılatı 9 milyar 600 milyon dolara ulaştı. Bugün kitaplar, oyunlar, oyuncaklar, filmler ile en az 25 milyar dolarlık bir hasılata ulaşan bir fenomenden bahsediyoruz. Bu fenomenin yazarı J.K. Rowling bugün milyar doları aşan servetiyle dünyanın en zengin yazarı ve dünyanın saygı duyduğu bir yazar. En azından 2020 yılına kadar öyleydi. J.K. Rowling artık kendi yazdığı kitabın etkinliklerine bile çağrılmayan biri, çünkü o, kendisini linç edenlerin tanımıyla kadınlığı savunan “bir TERF yani trans karşıtı radikal bir feminist.”

Sen misin kadınlığı savunan?

En az Harry Potter serisi kadar fantastik olan “dünyanın en çok satan kitabının yazarının buharlaştırılması” hikâyesi 2020 yılında başladı. Koronavirüs salgını sırasında ABD merkezli DEVEX sitesinde yer alan “COVID-19 sonrası, regl olan insanlar için daha eşit bir dünya yaratmak” başlıklı makaleye sosyal medya hesabından tepki göstererek, “Regl olan insanlar. Eskiden bu insanlar için kullanılan bir kelime olduğuna eminim. Birisi bana yardımcı olsun. Wumben? Wimpund? Woomud?” yazarak bunların kadın olduğunu hatırlattı. 33 bin 800 kez alıntılanıp linç bombardımanına tutulan yazar trans karşıtı olmakla suçlandı. Tepkiler üzerine bir açıklama yayınlayan dünyaca ünlü kadın yazarın, “amacının sadece kadınlığı korumak olduğunu” söylemesi gelen tepkileri daha da arttırdı. Başta Harry Potter serisinde oynayan sanatçılar olmak üzere sapkınlığın bayraktarı olan şov dünyası, J.K. Rowling’e ateş püskürttü.

Yeni bir distopik dünyanın ayak izi mi?

Rowling, Kennedy ailesinin de kendisini eleştirenlere katılması sonrası Robert F. Kennedy İnsan Hakları Ödülü’nü iade etti. Sosyal medyadan yüzlerce kez, tecavüz ve suikast tehdidi aldığını açıkladı. Ancak yaşadıkları içerisinde her tuhaf ve belki de daha da düşündürücü olanları J.K. Rowling sayesinde milyonlarca dolar kazanan mesai arkadaşlarından geldi.

Rowling, kendi yazdığı kitaptan uyarlanan filmin ilk gösteriminin 25. yıl dönümü etkinliğine çağrılmadı. Bununla da yetinilmedi, filmin yapımcıları, transların da aldığı yeni bir film çekeceklerini açıkladı. Hatta J.K. Rowling ile dalga geçermişçesine Harry Potter adına açılmış resmi sosyal medya hesapları translara sevgilerini sundu. Aradan geçen iki yılın sonunda dünyanın en zengin ve güçlü kadınlarından biri sırf kadınlığı savunduğu için sapkın lobi tarafından yokluğa mahkum edildi, ölümle tehdit edildi. Bu, önümüzdeki süreçte önlem alınmazsa sıradan insanların yaşayacağı sapkın baskının boyutlarını göstermesi açısından oldukça ürkütücü. Dolar milyarderine bunu yapan bu sapkın yapı, kadınlığı savunan diğer insanlara neler yapabilir?

Orhan Aydın

Benzer gönderiler