Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’e rest çekti: “Arkasına saklanacak ağaç dahi bulamayacaklar”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Trump ve işgalci İsrail rejimine çok sert tepki gösterdi.

“Kudüs’te sergilenen vandallığın, zulmün, hoyratlığın ilelebet devam etmesi mümkün değildir. O Kudüs ki her taşında, toprağının her bir zerresinde ayrı hikayeyi barındırır. Uğruna her şeyi feda etmeye hazır kimlere yar olmamıştır?

Bugün kendilerini Kudüs’ün sahibi sananlar, yarın arkasına saklanacak ağaç dahi bulamayacaklarını bilmelidirler. Biz bugün Kudüs’ü aldığında, kadın çocuk ihtiyar demeden 70 bin Müslümanı katledenlerle, aynı şehri fethederken tek kişinin burnu kanamasın diye hareket eden Selahaddin-i Eyyubi’yi çok iyi hatırlıyoruz. Sırf kutsal mekanları tahrip olmasın diye Kudüs’ü savaşsız teslim eden Osmanlı’nın nezaketiyle, şehrin sakinlerinin evlerini başlarına yıkanları aynı şekilde kaydedecektir.

“Ellerindeki kanı asla temizleyemeyecekler”

İkinci dünya savaşından bu yana Filistin özellikle de Kudüs, öyle büyük acılara maruz kalmıştır ki yüreklerden hep işte böyle feryatlar yükselmiştir. Mavi göklere giden güvercinler hep tertemiz döneceklerdir. Ama Kudüs’ü Müslümanlara ve diğer dinlerin mensuplarına zindan edenler ellerine bulaşan kanı asla temizleyemeyeceklerdir.

“Sen çalarsın, sen oynarsın; olay budur”

Amerika Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma kararıyla dökülen bu kana da ortak da olmuştur. Biz bu kararı asla tanımıyoruz, tanımayacağız. Başkan Trump’ın bu açıklaması bizi bağlamaz. Kudüs’ü de bağlamaz, İslam dünyasını bağlamaz. Sen çalarsın sen oynarsın; olay budur. 1967 sınırları içerisinde başkenti Doğu Kudüs olan egemen ve bağımsız bir Filistin devleti kurulana kadar bu mücadele bitmeyecektir, bu böyle bilinmeli.

Esasen bugün yaşanan sorunların temelinde Amerika’nın ve Avrupa’nın en başından beri İsrail’in önüne açan haksız işgalini destekleyen politikaları vardır. Şayet bu ülkeler, BM kararlarına sahip çıkmış olsaydı bölgede on yıllardır süren acıların, haksızlıkların, katliamların önüne geçilebilirdi. Sene 1947, Filistin’de aslında neredeyse İsrail diye bir yer yok gibi. Ama ondan sonra başladı ve Filistin lime lime bölünerek BM’nin 67 kararı da buna dahil, öyle bir noktaya gelindi ki şu anda Filistin noktacıklar halinde ve genelini adeta İsrail’e vermiş durumdalar. Bunu kim yaptı? Batı.

Şimdi de 1980 yılı 478 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararını o zamanlar Amerika çekimser bir havada. İsrail bunun dışında hiçbir ülke tanımadığı halde bunlar o günden bugüne ‘biz yaptık oldu’ mantığıyla buraya geldiler. Amerika’nın Kudüs kararına karşı ortaya konan tepkilerin, Batı ülkelerinin tutarsız İsrail politikasında bir kırılma noktası teşkil etmesini temenni ediyorum.”

Benzer Gönderiler

bir yorum bırakın