Heinrich Böll Vakfı’nın Türkiye Temsilcisinden hadsiz açıklamalar

alman vakfı

FETÖ’cüler başta Türkiye’nin düşmanlarına kucak açan Almanya, hükümeti aracılığıyla verdiği mesajın üzerinden bir kez daha medyası aracılığıyla verdi.

Televizyonlarında FETÖ’cülerin boy gösterdiği, vatan haini Can Dündar’a neredeyse ülkenin anahtarını teslim edecek olan Almanya’nın “ilişkilerin normalleşemesi için yapılması gerekenler” mesajını veren Brakel, Heinrich Böll Vakfı’nın Türkiye Temsilcisi.

“Türkiye’nin müttefikinin kalmadığını ” iddia eden Kristian Brakel, Almanya’nın yaptığı Türkiye’nin artık yatırımcılar için güvenli bir ülke olmadığı açıklamasının, ikili ekonomik ilişkilerin çok ötesinde etki yaratacağı görüşünde.

Alman hükümetinin uzun süre diyalog (FETÖ’cülere kucak açma, Türkiye Cumhurbaşkanı hakkında onlarca yalan haber yayınlama hatta en son Cumhurbaşkanını öldürene araba vaat edilen bir gösteriyi sadece izleme) yoluyla sorunlara çözüm bulmaya çalıştığını iddia eden Brakel, Türkiye’nin boyun eğmemesi üzerine ekonomik kararların alındığını, bu yolla Türk hükümeti üzerinde seçmen baskısının artacağı beklentisinin taşındığını söyledi.

DW Türkçe editörünün: “Size göre Alman Hükümeti’nin vermek istediği mesajlar neler, bu mesajların muhatabı kim?” sorusuna cevap veren Brakel Türkiye’de faaliyet gösteren bir STK yöneticisiymiş gibi değil, Almanya adına pazarlık yürüten bir devlet görevlisiymiş gibi konuştu.

“Alman Hükümeti aslında Türk devletine ve tabii ki Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir anlamda son uyarısını yaptı denebilir. Verilen mesaj şöyle: Yaptıklarınızın, kendi seçmenlerinize hesap vermekte zorlanacağınız sonuçları olacaktır. Bu başlangıç, devamı gelebilir. Almanya’da seçim kampanyası süreci olduğunu da dikkate almak lazım ve Alman seçmenlere de Türkiye ve Erdoğan konusunda sert olunabileceği, sıkça öne sürüldüğünün aksine ‘mülteci mutabakatından dolayı Türk Hükümeti’nin rehinesi olunmadığı’ mesajı veriliyor. Ama bu politika değişikliğine Türkiye’deki iç siyasi gelişmeler ve bunların Alman vatandaşları üzerindeki etkileri yol açtı.” sözleriyle Almanya’nın ekonomik savaşla bizi terbiye etmeye çalıştığını itiraf etti.

2004 yılında kalmış

Kristian Brakel: “Yabancılaşmanın en önemli nedeni Türkiye’de iç siyasette yaşanan gelişmeler. Günümüz Türkiye’si 2004 yılındaki Türkiye değil. Hükümet içeride otoriterleşti.” iddasında bulundu. Haliyle 15 Temmuz’dan, Gezi Kalkışmasından, PKK’ya Alman vekillerin verdikleri destekten bahsetmedi.

Deniz Yücel’i derhal serbest bırakacakmışız!

Konuşmasına büyük bir özgüvenle devam edecen Kristian Brakel isteklerine şöyle devam etti. “Deniz Yücel ve diğer tutuklu Alman vatandaşları serbest bırakılmalı. İnsan hakları aktivistlerinin serbest bırakılması da çok net bir mesaj verir. Bir aşamada geniş çaplı aflar ilan edilecek, insanlar hapislerden çıkartılacaktır. Ama anlaşılan bu biraz daha vakit alacak. ” diyerek sadece Deniz Yücel için değil hapisteki FETÖ’cülerinde tahliye edilmesini beklediğini sözlerine ekledi. Türkiye Cumhurbaşkanına “büyük endişe içerisinde, koruları onları her türlü komplo teorisine inanmaya yöneltiyor” hakaretinde bulunan Brakle bununla da kalmayarak diktatörlükle yönetildiğimiz iftirasına bulundu.

Benzer gönderiler

bir yorum bırakın