Terör tehditi altındaki İngiltere demokrasiyi rafa kaldırıyor

692113726_58b5a7a5967c13714843e4f4cbf5f47d.nbcnews-ux-2880-1000

Cumartesi akşamı Londra’da meydana gelen ve en az on kişinin ölümüne, kırksekiz kişinin yaralanmasına neden olan terör saldırılardan sonra İngilter’de demokrasi rafa kaldırıldı. İngiltere başta terörle mücadele ve göç kanunları olmak üzere ilgili tüm kanunları, güvenlik güçlerine daha çok yetki vererek temel hak ve özgürlükleri kısıtlayacak şekilde yeniden ele almayı tartışmaya başladı.

Pazar günü terör saldırısına dair açıklamalarda bulunan İngiltere Başbakanı Theresa May ,”Artık yeter! Bu ülkedeki aşırılıkçı hareketler şimdiye kadar gerektiğinden fazla tolere edildi ama artık hiçbirşey olmamış gibi davranmayacağız” dedi. Başbakan May, sadece kamu görevlileri değil toplumun tüm kesimlerinin terörizme karşı savaşta hem uyanık olması hem de rol alması gerektiğini savundu.

May ayrıca ülkenin terör tehdidi karşısında hareket etmesi gerektiğini, bunu için de etnik ve dini farklılıklar temelinde oluşan yaşam alanları ve gettoların kendilerini ülkedeki baskın kültüre göre adapte etmeleri gerektiğinin altını çizdi. Başbakan May ayrıca artan terör tehdidi karşısında tüm devletlerin bir araya gelerek internet kullanımını yeniden düzenleyecek bir uluslararası sözleşme üzerinde çalışmaları gerektiğini de ifade etti.

Londra’daki terör eylemi başta İngiltere’nin de aralarında bulunduğu Batılı devletlerin, mevzu vatandaşlarının güvenliği ve terörle mücadele olunca, yıllardır hem PKK hem de DEAŞ terör örgütlerine karşı mücadele eden Türkiye ile aynı reflekslere sahip olduğunu bir kez daha göz önüne serdi.

Yıllardır terörle mücadele eden Türkiye’yi her fırsatta eleştiren, Türkiye karşıtı her türlü organizsyona doğrudan ve dolaylı yardım eden Batı ülkelerinin kendi ülkelerinde meydana gelen terör saldırılarından sonra takınmış oldukları tavır, Batı’nın iki yüzlü tavrının göstermesi açısından öğretici oldu.

Benzer gönderiler