
ABD polisi Alabama’da bir ilkokula girmeye çalıştığı iddia edilen adamı vurarak öldürdü. Gadsden Şehri Okulları Müfettişi Tony Reddick gazetecilere verdiği demeçte, “potansiyel bir davetsiz misafirin” yaz okulu için içeride öğrenci ve personelin bulunduğu Walnut Park İlköğretim Okulu’nda birkaç kapıyı açmaya çalıştığını söyledi. Polis departmanından bir görevli adamı konuşmaya çağırmasının ardından fiziksel müdahalede bulundu. Şüpheli daha sonra polis tarafından vurularak öldürüldü. Etowah İlçesi Şerif Jonathon Horton, şüphelinin silahlı olup olmadığını bilmediğini belirtti. Reddick, okulda ders döneminin bitmesine rağmen çocuklar için eğitim kamplarının düzenlediğini belirtti. İlçede, “potansiyel davetsiz misafirleri” dışarıda tutmak için kapıların içeriden ve dışarıdan kilitli tutulduğu bir sistemin olduğunu ifade eden Reddick, “Şüpheli, okula doğru açılan en az 2 kapıyı açmaya çalıştı. Burası Gadsen. Küçük bir topluluk. Okulda böyle olayların yaşanabileceğini düşünmezsin” dedi. Okuldaki bir görevlinin olaya müdahale ettiğini ve hafif yaralı bir şekilde hastaneye sevk edildiğini de belirten Reddick, “Okul görevlisi tam olarak yapılması gerekeni yaptı. Şüpheli ile yüzleşti. Olay ne yazık ki şüphelinin ölümüyle bitti. Fakat bu, yaşanan tehdidi okuldan uzak tutmak için gerekliydi.” açıklamalarını yaptı. Alabama Emniyet Teşkilatı, olayla ilgili soruşturma başlattı.


“Silah varsa şiddet var”
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, ABD’de silahların bu derece yaygın olmasının şiddeti körüklediğini ifade etti. Sözcü Dujarric, Texas okul saldırısı ve ABD’de silah kontrolü hakkında, “Küçük silahlar, otomatik silahlar ve mühimmatın bu derece yaygın olması şiddete bariz şekilde imkan tanıyor ve bunu tüm dünyada görüyoruz. Bunu burada da (ABD) gördük, bir hafta, on gün önce Buffalo’da gördük, birçok yerde gördük. Silah varsa şiddet var ve bedelini siviller ödüyor” açıklamasını yaptı. Yasadışı Ticaretinin Önlenmesi ve Ortadan Kaldırılması ile ilgili BM Eylem Programı’nı kabul ettiğini açıkladı. Ancak bunun ülkeleri bağlayıcı bir anlaşma olmadığını da ekledi. Dujarric, bu anlaşma ile ülkeler silah düzenlemelerini iyileştirmeyi, stok yönetimini güçlendirmeyi ve silahların izini sürmede iş birliğini artırmayı kabul etse de her ülkenin kendi politikalarını ve eylemlerini kendilerinin belirlemesi gerekeceğini ifade etti.