FETÖ iş adamlarına şantaj yapmak için kanunsuz dinleme yapmış

Mustafa-Koç-Güler-Sabancı-Hüsnü-Özyeğin

Önde gelen iş adamı ve holdingleri, örgüte hizmet ettirmek isteyen FETÖ’nün görüntülü kayıt ve böcek yerleştirme gibi yasa dışı yollarla dinleme yaparak tehdit ettiği belgelendi.

Gazeteci Kemal Gümüş’ün kaleme aldığı “İşgalin Yapı Taşları” isimli kitapta ilk kez gün yüzüne çıkan bilgiler, FETÖ’nün kendisine hizmet etmeyen ya da mesafeli duran iş adamlarını nasıl markaja aldığı ve tehditle iş yaptırdığı anlatıldı. Kitapta dikkat çeken bölümlere yer veriyoruz.

Koç ve Sabancı ailelerini dinlemişler

Koç ailesini özel uçağında dinleyen örgütün, Sabancı ailesinin de 2009 yılında telefonlarının teknik takibe aldı. Güler Sabancı’ya ait Tekirdağ Şarköy’de bir villaya dinleme ve görüntü alma cihazları yerleştirilerek şantaj amaçlı bilgiler elde edildi.

FETÖ mnsupları Güler Sabancı’ya şantaj yapmak için İzmir’den polis getirip Tekirdağ’daki villasını dinlemiş.

Havalimanı imamı itiraf etti Kemal Gümüş’ün tespitlerine göre, vergi borcu nedeniyle yurt dışı çıkış yasağı konulan büyük iş adamlarından, himmet adı altında para alınarak yurt dışına çıkışları havaalanında bulunan ‘cemaat’ mensupları tarafından sağlanıyordu.

Örgütün hedefindeki Sabancı’nın neden hedef seçildiği, Özyeğin’in havalimanından kavgalı çıkarılışı detaylarıyla kitapta yer aldı.

FETÖ’ye mesafesi olması Sabancı ailesini örgüte hedef yaptı

FETÖ’nün Atatürk Havalimanı imamı Alaatin İlyas Yağmur’un ifadeleri: “FETÖ, Türkiye’de iş yapan büyük çaplı holdinglere ve aile gruplarına karşı çalışma yaptı. FETÖ bu projesiyle birçok grubu ve iş adamını sağladığı imkânlarla yanına çekti. Çok büyük menfaatler elde etti. Bu gruplardan Sabancı grubu ile iş yapamadıklarını, yanlarına alamadıklarını, bunun sebebinin Sabancı ailesinin büyüklerinin FETÖ’nün dinî anlayışına ters baktıklarını FETÖ’nün üst düzey imamı Şevki anlatmıştı. Türkiye’den veya yurt dışından bir grubun Sabancı ailesine büyük çaplı bir iş ortaklığı teklif ettiğini, Sabancı ailesinin bu teklifi kabul etmediğini, bu sebeple Sabancı ailesine çalışma yapılması gerektiğini söylemişti. Bu amaçla 2009 yılında tüm Sabancı ailesinin fertlerinin cep telefonları hem resmî hem de illegal yollardan teknik takibe alındı.

Teknik takipte elde edilen konuşmalardan; Güler Sabancı’ya ait Tekirdağ Şarköy’de bir villanın olduğu, bu villada zaman zaman Sabancı ailesinin bulunduğu, burada görüşmeler yapıldığı, tatilde buraya gidildiği telefon görüşmelerinden tespit edildi.”

Sabancı’nın villası dinlemek için İzmir’den polis getirmişler

Sabancı’nın villasına dinleme cihazları yerleştirildiğini anlatan FETÖ itirafçısı Yağmur şöyle devam etti: “Bana İzmir Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğünden bir memurun geleceği ve Şarköy’de bulunan bu villada çalışma yapmamızı, içeriye girip dinleme ve görüntü alma cihazları yerleştirmemiz gerektiği söylendi. 3-4 saat kadar villa ve etrafında keşif yapıldı. Çalışmada, villa personelinin dinleme kayıtları, özellikleri, bilgi notları, aileyi getiren, götüren şoförlerin bilgi notları, ailenin alışveriş yaptığı yerlerin notları vardı. Çalışmanın esas amacı Sabancı ailesinin Şarköy’e gidip gelen mensuplarının özel görüntülerini şantaj amaçlı kullanmak ve iş birliğine zorlamaktı.”

5 milyon dolar rüşveti beğenmemişler

FETÖ itirafçısı Yağmur, Hüsnü Özyeğin’le ilgili de önemli bilgiler paylaştı: “2008 yılında Hüsnü Özyeğin, Özel Hangarlar bölümünden yurt dışına çıkacaktı. Özel Hangarlar ’da görevli polis memuru Mehmet Akif Keklikçi, Hüsnü Özyeğin’in yurt dışına kendi özel uçağıyla çıkmak istemesi nedeniyle ortalığı birbirine kattı. Kendisi çıkış yasağı olduğunu, bunun suç olduğunu, çıkamayacağını söyledi. Hüsnü Özyeğin geri döndü. Bu esnada o dönemin Pasaport Büro amiri, FETÖ mensubu Semih Çınar, Mehmet Akif Keklikçi’ye ‘Bu adam dışarı çıkacak.’ demiş.

Aynı gün Hüsnü Özyeğin tekrar havalimanına geldi ve özel uçağıyla çıkışı gerçekleşti. Olay havaalanında ayyuka çıkınca Hüsnü Özyeğin’in yurt dışına çıkışının kamera kaydına aldılar. 6-7 ay geçtikten sonra Şevki bana Hüsnü Özyeğin’in yurt dışına çıkışı nedeniyle kendisinden 5 milyon dolar para alındığını, bu paranın Rusya ve Doğu bloku ülkelerinde rüşvetle iş yapılması nedeniyle oralarda harcanacağını, fetvasının alındığını anlattı.

Hatta o dönemin İstanbul abisi olan Abdullah kod adlı Ahmet Kara’nın bu iş nedeniyle zor durumda kaldığını, alınan paranın az olduğunu, bu nedenle sıkıntı yaşadığını söyledi.”

Tehditle sponsor yapmışlar

FETÖ’nün, Türkiye’nin önde gelen iş adamlarından merhum Mustafa Koç’un da örgütün programlarına sponsor olması için benzer taktikleri uyguladığı öğrenildi. FETÖ’nün, Atatürk Havalimanı Özel Hangarlar bölümünde, İş adamı Mustafa Koç’un özel uçağına dinleme cihazları yerleştirdiği ortaya çıktı.

Pensilvanya’dan gelen emir ve talimatlarla Atatürk Havalimanından geçen devlet yöneticileri, siyasetçi ve iş adamları adım adım takip edilirken pek çoğunun özel uçağına dahi böcek yerleştirildi. Atatürk Havalimanı imamı Alaattin İlyas Yağmur’un devlete teslim ettiği FETÖ talimatlarına göre 2009 Nisan ayında Oğuzhan Karaaslan, kendisine Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç’un uçuşları hakkında yurt içi ve yurt dışında, kimlerle nerelere gittiği, gidiş geliş ve görüştüğü kişilerle ilgili neler yapabileceğimiz hakkında bilgi toplaması talimatı verdi.

“Koç’u FETÖ’nün tarafına çekmemiz lazım”

İtirafçı İlyas Yağmur, Koç’un uçağına dinleme cihazı konulma operasyonunu şöyle anlattı: “Oğuzhan cebinden bilgisayarda yazılmış ve üzerinde hangarda bulunan özel uçaklardan bir tanesine ait uçak numarası yazılı bir kâğıt çıkardı. Bana kâğıtta yazılı numaraya ait uçağın hangardaki yerini tarif etti ve yanındaki şahısla birlikte tarif ettiği uçağın yanına gitmemizi istedi, geri kalan işlemi bu şahsın halledeceğini söyledi.

Mustafa Koç’un özel uçağını kanunsuz olarak dinleyen FETÖ mensupları amaçlarına ulaşamamışlar

Bunun üzerine şahısla birlikte özel hangarların olduğu yere gittik. Oğuzhan’ın tarif ettiği yerde bir adet özel uçak bulunuyordu, özel uçağın numarası ile elimdeki kâğıttaki numara aynıydı. Bu sırada uçağın içerisinde temizlik yapılıyordu, ben dışarıdaki şahısları konuşarak oyalamaya başladım. Oğuzhan’ın görevlendirdiği diğer şahıs da yanımdan ayrılarak uçağa bindi, yaklaşık üç dakika kadar uçağın içerisinde kaldıktan sonra yanıma geldi, birlikte uçağın yanından ayrıldık.

Havalimanı dış kısmında bulunan terminale kadar yürüdük. Şahsın, Tamam sen gidebilirsin.” demesi üzerine yanından ayrıldım. Verilen bu görevi yaptıktan 10-15 gün sonra Oğuzhan ikamet ettiğim bekâr evime geldi, bana “Mustafa Koç ile ilgili birtakım bilgiler elde ettik ama yeterli değil. Mustafa Koç’u FETÖ tarafına çekmemiz lazım ancak henüz istediğimiz sonuca ulaşamadık.” dedi.

Benzer gönderiler