Ömer Faruk Kavurmacı, Ali Fuat Yılmazer’e reklam için para göndermiş!

Ömer-Faruk-Kavurmacının-ta

FETÖ’nün iş dünyası yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında 86 sanığın yargılandığı davanın 9’uncu duruşması başladı.

İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi karşısında yer alan binadaki büyük salonda görülen duruşmaya, aralarında Ömer Faruk Kavurmacı ve Faruk Güllü’nün de bulunduğu 20 tutuklu sanık ile 10 tutuksuz sanık ve avukatları katıldı.

Duruşmada tutuklu sanık Ömer Faruk Kavurmacı, savunma yapmaya başladı.

Kavurmacı, hakkındaki suçlamaları inkâr etti. FETÖ üyesi olmadığını, propagandasını yapmadığını ve Pensilvanya’ya hiç gitmediğini ileri süren Kavurmacı, 1 milyar lira cirosu bulunan bir şirketin yönetim kurulu başkanı olduğunu, iddia edildiği gibi terör örgütüne finansman sağlamadığını savundu.

Kavurmacı, “Soruşturmanın başlatılmasının nedeni TUSKON yönetim kurulu üyeliğidir. İhanetin sözcülüğünü yapan Rızanur Meral ile aynı heyette olmam dışında arkadaşlığım olmamıştır. Teknik takip sonucunda ne Meral ile ne de irtibatlı olduğu kişilerle irtibatımın olmadığı kesindir. İhanet konuşmasını alkışlamayan benim dışımdaki herkesin sanık olması gerekirdi.

Ancak konuşmadan sonra ilk istifa eden ben tutuklu, sözlü istifa edenler serbest. İlk istifa etmiş kişi yargılanıyor ancak 3 yönetim kurulu üyesi soruşturma dışındadır. Öncelikle tahliyemi, tedbirlerin kaldırılmasını daha sonra da beraatimi istiyorum.” diye savunma yaptı.

Kavurmacının şirketleri Ali Fuat Yılmazer ve Hakan Şükür’e para göndermiş

Mahkeme başkanı Öztürk’ün “Basında haberler çıktıktan sonra istifa etmişsin. Adam (Rızanur Meral) devlete meydan okuyor. ‘İnlerinize gireceğiz’ diyor. Siyasette olan yakınların var. 2-3-4 gün içinde neden refleks göstermedin. Basında çıktıktan sonra istifa ettin?” diye sorması üzerine sanık Kavurmacı, “Sözlü olarak söyledim. Yönetim ile görüştükten sonra beyanlarına uygun olarak beklemeyi tercih ettim. Yerel seçimler vardı. Polemik olmasın, onlar beni çıkarsın diye bekledim.” diye konuştu.

Öztürk, MASAK raporlarında Kavurmacı’nın şirketlerinden Hakan Şükür, Ali Fuat Yılmazer gibi dava açılan şahıslara para transferleri yapıldığını, bu transferleri yapanlardan birinin Zaman gazetesi Grup Başkanı Beytullah Demir olduğunu belirterek bu transferler hakkında Kavurmacı’ya bilgisi olup olmadığını sordu.

Sanık Kavurmacı’nın bu ödemelerin reklam bedeli olduğunu öne sürmesi üzerine Öztürk, “Kamu görevlileri finanse edilmiş.” dedi.

Cezaevinden not göndermiş 

Kavurmacı, “7 Renk Dergisi’ne 156 bin liralık ödeme yapılmış. Bu ödeme nedir?” sorusuna 3 yıllık reklam bedeli olduğu yanıtını verince, Başkan Öztürk, “Bu parayla bu dergi satın alınır.” dedi.

Mahkeme Başkanı Ali Öztürk, “Ceza İnfaz Kurumu’ndan gelen bir yazı var. Görüş esnasında ailene verilmek üzere verilen eşyalarda küçük bir not bulunmuş. Bu not makinede büyültülerek tespit edilmiş. Notta “Bugün yiğitler babama Bank Asya hesabı hakkında soru sorarlarsa bilmiyorum, çek senettir, ihracattır, otomatik ödemelerdir, kayyum olduğu için bilmiyorum desin.’ yazılmış. Neler diyeceksin?” diye sorunca Kavurmacı, “Ben onu dışarıya göndermeye çalışmadım. Benim eşyalarımın arasına karışmış. Gizli saklı bir not değil.” savunması yaptı.

Bunun üzerine Başkan Öztürk, “Bu babayiğitler nedir?” diye sorunca sanık Kavurmacı, “Yiğit avukattır. Yanında bir arkadaşıyla gidip geldiği için babama hatırlamak için dedim.” yanıtını verdi. Duruşmaya öğle arası verildi.

Benzer gönderiler

bir yorum bırakın