“Stajer hâkimlerin sohbet sorumlularındandı”

hakim

Fetullahçı Terör Örgütü’nün Ankara’da staj yapan hâkim adaylarının sorumlularından olduğu iddia edilen Halil Ayaz hakkındaki savcılık iddianamesi tamamlanarak mahkemeye gönderildi. Halil Ayaz 15 Temmuz darbe girişiminin ardından gözaltına alınmış, çıkarıldığı mahkemece serbest bırakılmasına gelen savcılık itirazı sonrasında tekrar tutuklanmıştı. Halil Ayaz ve FETÖ’nün evlerinde hâkim adaylığına hazırlanıp, “katalog evlilik” yöntemiyle evlendiği eşi Havva Ayaz hakkında “silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçundan 15’er yıla kadar hapis cezası istendi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Emine Koçak tarafından hazırlanan iddianamede, Çerkezköy hakimi olarak görev yaparken Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun (HSYK) 24 Ağustos 2016 tarihli kararıyla meslekten çıkarılan Halil Ayaz ve eşi Havva Ayaz “şüpheli” olarak yer aldı.

Şüpheli Halil Ayaz’ın 21 Ağustos 2014’te FETÖ’nün şifreli haberleşme programı “ByLock” kullandığının tespit edildiği belirtilen iddianamede Malatya, Şanlıurfa, Tekirdağ ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılıklarınca ifadesi alınan bazı şüpheli hakim-savcıların FETÖ/PDY yapılanması ve soruşturma dosyası şüphelileriyle ilgili beyanlarına yer verildi.

Buna göre şüpheli H.K, Halil Ayaz’ın FETÖ/PDY üyesi olduğunu, eşi Havva Ayaz ile evlenmesine örgütün aracılık ettiğini ve “katalog evliliği” yaptıklarını anlattı.

Bir başka şüpheli E.B’nin Ankara’da staj yaptığı dönemde oluşturulan sohbet grubunun sorumlusunun üzerinde Halil Ayaz’ın bulunduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Bekarlardan maaşının yüzde 15’i, evlilerden yüzde 10’u, 3 çocuğu olanlardan da yüzde 5’i isteniyordu. Ayrıca kamu görevlileri için maaşlarının yatması karşılığında verilen promosyonun tamamını istiyorlardı. Çünkü faizden elde edildiği için kullanılmayacağını söylüyorlardı. Ancak kredi ödememizde veya vergi borçlarında kullanılabileceği söylenmekteydi.

Halil Ayaz’ın devresinde 4 grup vardı. Grup mesulleri adli yargı hakim adaylarıydı. Genelde devre toplantılarını Halil Ayaz’ın evinde yapıyorduk. 2010 yılı HSYK seçimlerinden sonra ‘sivil abiler’ olarak tanıtılan şahıslar, sohbetlere gelmeye başladı. FETÖ, hakim adaylarını gruplandırmıştır. Ankara dışında staj yapanlar, ‘4’lük’ veya ‘refik’ olarak adlandırılmaktaydı. FETÖ üyeleri, akademide sınıf temsilcisi ve yıllık kurulu üyeleri seçimine önem verirdi. Birinci dönem Halil Ayaz seçimi kazandı. O dönem itibarıyla bütün sınıf temsilcileri ve yıllık hazırlama kurulundakiler FETÖ üyesiydi. Sohbetlerde tedbire çok önem veriliyordu. ‘Evlerimizin yakınındaki camiye gitmememiz’, ‘Akademide düzenlenen baloda içki içebileceğimiz’ söyleniyordu. Halil Ayaz bir gün ‘ByLock programını neden kullanmadığımı’ sordu. Daha sonra M.İ. programı ve bir şifreyi telefonuma gönderdi. Giriş yapamadım, hiçbir mesaj atmadım, bir hafta sonra da sildim.”

Başka dosyanın şüphelerinden E.S, “Havva ile hakim adayıyken Demirtepe’de FETÖ evinde bir süre kaldık. Her ikisinin de FETÖ mensubu olarak katalog evlilikleri yaptıklarını biliyorum.” ifadesini kullandı.

“Şüphelilerin katalog evlilik yoluyla evlendiği anlaşılmıştır”

İddianamede, örgütün “katalog evlilik” yöntemi şöyle anlatıldı:

“Örgütsel bağı kuvvetlendirmek ve muhafaza etmek amacıyla daha önce aralarında sosyal bir ilişki ve tanışıklık bulunmayan, aynı meslekten veya örgüt için stratejik öneme sahip askeri hakim, savcı, asker kişiler, mülki idare amirleri ve diğer meslek kurumlarında çalışan örgüt mensuplarının birbirleriyle evlenmeye teşvik edilmesi yönünde bir sistem oluşturulmuştur. Bu yönde katalog evlilikler yaptırıldığı, örgüt mensubu birinin örgüt dışındaki bir kadınla evlenmesinin tasvip edilmediği, örgütün sırlarının deşifre edilmesinin önüne geçmek amacıyla bu kişilere karşı mesafeli davranıldığı ya da yapıdan uzaklaştırma yoluna başvurulduğu, şüphelilerin katalog evlilik yoluyla evlendiği anlaşılmıştır.”

Örgüt yapılanması içindeki hakim ve savcıların genellikle ayda bir sivil sorumluların evlerinde ya da hakim/savcı evlerinde toplantılar yaptıkları ve örgüt evlerinde “himmet” adı altında yardım toplantılarının tertip edildiğine dikkat çekilen iddianamede, “Bu toplantılarda örgüt elebaşı Fetullah Gülen’in vaazları dinletilerek katılanların manevi etki altına alınıp bağış yapmaya teşvik edildikleri, örgüt mensubu kamu görevlilerinin ilk aylıklarının tamamını örgüte aktardığı ve bu şekilde örgüte finansman sağlandığı, gündeme ilişkin konularda görüş alışverişinde bulunulduğu ve şüpheli Halil Ayaz’ın hakim ve savcılık mesleği döneminde örgüt toplantılarına katıldığı anlaşılmıştır.” denildi.

“HSYK seçimlerinde deşifre olmayı göze aldılar”

İddianamede, örgüt mensuplarının deşifre olmamasına dikkat edilmesi ve gizlilik önem arz etmesine rağmen HSYK seçimlerine atfedilen önemden dolayı bu dönemde deşifre olmayı göze alarak tüm il/ilçeleri kapsayan adliye ve ev ziyaretleri ile yemek organizasyonları düzenledikleri bilgisi verildi.

Bu süreçte örgüt mensubu olmayan hakim ve savcıların hediyelerle etkilenmeye çalışıldığı ve örgüt içi iletişimin ByLock üzerinden sağlandığı anlatılan iddianamede, seçim öncesi oluşturulan gizli haberleşme ağıyla HSYK üyeliğine aday olan sözde bağımsız adayların alacağı muhtemel oyların hesaplandığı kaydedildi.

Başsavcı Vekili Önder Yaman’ın onayladığı iddianame, İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.

Benzer gönderiler