Macron’un Cumhurbaşkanlığı mücadelesi: Müslümanlara karşı tutumu değişti mi?

macron-fransa-secim

Fransa’da 10 Nisan 2022 tarihinde yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde çok çekişmeli bir süreç yaşandı. Ülkede toplam 12 liderin yarıştığı seçimlerde aday olan Eric Zemmour, Marine Le Pen ve Valerie Pecresse gibi ırkçı siyasetçiler İslam ve göçmen karşıtı vaatlerle öne çıkarak oy toplamaya çalıştı. Zemmour, seçildiği takdirde ilk iş olarak aralarında göçmen kökenli Fransızların da olduğu 1 milyon kişiyi sınır dışı edeceğini açıkladı. Kendisi de Cezayir kökenli bir Yahudi göçmeni olan Zemmour, Müslümanlardan, dini değerlerini bırakmalarını ve “Fransız değerlerini” benimsemelerini istedi. İslam düşmanı Le Pen’in vaatlerinde ise kamuya açık alanda başörtüsünü yasaklamak vardı. Le Pen, “Kamusal alanda başörtüsünü yasaklayan bir yasa tasarısı hazırladık. İslamcı başörtüsü, totaliter otoritenin bir işareti.” açıklamalarında bulundu. Cumhuriyetçiler Partisi’nin adayı Valerie Pecresse’in vaadi ise hem göçmenlere yönelik yardımları durdurmak hem de başörtüsünü yasaklamaktı. İlk tur oylamada hiçbir aday Cumhurbaşkanı seçilebilmek için gerekli yüzde 50 çoğunluğu elde edemedi. Zemmour ve Pecresse’nin ırkçı vaatleri de Cumhurbaşkanı olabilmek için yeterli olmadı ve ilk turda elendiler. Emmanuel Macron ve Marine Le Pen, mücadeleyi başa baş bitirerek ikinci tura kaldı. Macron, oyların yüzde 28,1’ini alarak seçimin ilk turundan birinci çıktı. Le Pen de yüzde 23,3 ile ikinci oldu.

Macron seçim zamanı Müslümanları hatırladı

Senelerdir Müslümanlara karşı nefret kusan Marine Le Pen, seçimlerin ikinci turuna hazırlanırken İslam karşıtı söylemlerine devam etti. Macron ise kendisinden beklenmedik bir tutum sergileyerek Müslümanların oylarını alabilmek için din özgürlüğü naraları atmaya başladı. Müslümanlara yeşil ışık yakan Macron, “Müslümanların dinlerinin emrettiği gibi yemek yemelerini engelleyen bir Fransa istemiyorum” söylemlerinde bulundu. İkinci tur seçimlerinden önce bir televizyon programında karşı karşıya gelen Macron ve Le Pen İslam üzerine münakaşa etti. Le Pen,” Başörtüsü İslamcıların zorladığı üniformadır. Kamusal alanda başörtüsünü yasaklayacağım” ifadelerini kullanırken; Macron, “Laiklik, dini sembolleri yasaklamak değildir. Başörtüsünü yasaklarsan, ülkede iç savaş başlatırsın” diyerek Le Pen’e tepki gösterdi. Macron’un Müslümanları sözde koruyan bu çıkışları dinleyenleri hayrete düşürmedi değil. Nitekim Macron, Fransa’da İslam karşıtı saldırıların fitilini ateşleyen siyasetçilerin başında geliyor. “Sözde radikal İslam” adı altında çıkardığı ayrılıkçı yasa tasarısıyla Müslümanlara uygulanan baskılar herkesin malumu.

Müslümanlara ülkeyi dar ettiler

Macron’un İslam’ı hedef alan açıklamalarından sonra çıkarılan yasa, önce “İslamcı Ayrıcımcılıkla Mücadele Yasası” olarak adlandırılmış, gelen tepkilerin ardından ise ismi, “Cumhuriyet Değerlerini Güçlendiren Prensipler” olarak değiştirilmişti. Şubat 2021’de onaylanan yasayla ilk olarak Müslüman kuruluşlar ve sivil toplum örgütleri feshedilmeye başlandı. Daha sonra camilere yurt dışından gelen din görevlileri ve fonlar denetime girdi. Müslüman ailelerin evde çocuklarına eğitim vermesi yasaklandı. Ülkede neredeyde 30’dan fazla cami kapatıldı. Tüm bunların yanında Macron’un verdiği talimatla, Hz. Muhammed’e (S.A.V) yönelik hakaret içerikli karikatürlerin devlet binalarına yansıtılması çok fazla tepki çekti. Dünyanın dört bir yanından gelen tepkilere rağmen Macron, geri adım atmadı. Ancak Macron bu şekilde görmüş oldu ki; Müslümanlarla uğraşmak ona herhangi bir seçimi kazandırmıyor ve eski hatalarını tekrar etmemesi hem kendisi hem de Fransa’daki Müslümanların yararına olacaktır.

Benzer gönderiler