Alman Genelkurmay Başkanı: “Çok somut ihbarlar ciddiye alınmadı”

000_O98WE-e1494499072266

Alman silahlı kuvvetlerindeki Nazi hücresi skandalında üst düzey itiraf geldi. Alman Ordusu bünyesinde tahmin edilenden çok daha fazla sayıda ırkçı ve Nazi sempatizanı asker bulunduğuna dair korku ve kaygılar yaygınlaştıran itiraf  Alman Genelkurmay Başkanı’ndan geldi.

Der Spiegel’e açıkladı.

Alman haftalık haber dergisi Der Spiegel’e mülakat verdiği mülakatta Alman Genelkurmay Başkanı Volker Wieker “Üsteğmen Franco A.’nın durumu çok üzün süre göz ardı edildi, çok somut ihbarlar ciddiye alınmadı”dedi.

Wieker, son olayların Alman ordusunun itibarını içeride ve dışarıda zedelediğini de sözlerine ekledi. Wieker’in bahsettiği, daha sonra skandal haline dönüşen olaylar zinciri Alman Kara Kuvvetleri’nde görevli üsteğmen Franco A.’nın Suriyeli sığınmacı kimliğinde sol ve liberal politikacılara karşı saldırılarda bulunma hazırlığında olduğu şüphesiyle gözaltına alınmasıyla başladı.

Soruşturma ilerlemeye başlayınca söz konusu üsteğmenin görev yaptığı Fransız-Alman Müşterek Tugayı’nın bulunduğu Fransa’daki Illkirch-Graffenstaden kışlasındaki arkadaşlarından biri de üsteğmen Franco A.  kışlada olmadığı zamanlar onu idare etmekten dolayı önce  göz altına alındı sonra da tutuklandı.

Rütbesi henüz açıklanmayan 27 yaşındaki Alman subay Maximilian T.’nin Franco A. ile beraber Ocak ayında Viyana’ya seyahat ettiği, ayrıca Illkirch-Graffenstaden kışlasındaki sağcı resimler, ses ve video dosyaları paylaşan bir mesajlaşma grubunun da üyesi olduğu tespit edildi. Maximilian T.’nin Franco A. ve  onun aynı kasabadan arkadaşı Mathias F. ile beraber aynı aşırı sağcı ağa dahil olduğu düşünülüyor.

Nazi hayranı AfD partisi Savunma Bakanına tepki gösterdi. 

Aşırı sağcı Almanya için Alternatif Partisi (AfD) ise Alman Savunma Bakanı Ursula von der Leyen’in olay hakkındaki tutumu sert bir dille eleştirerek, bakanın Alman ordusunda “terör havası” yarattığını ileri sürdü.

Parti adına konuşan, kendisi de emekli bir subay olan Georg Pazderski yaptığı açıklamada “Bazıları Nazi döneminde de söylenen şarkıları, marşları içeriyor diye ordunun marş defterini dahi değiştirmeye çalışmak paranokyaklıktır ” dedi. Pazderski, bu tür bir siyasi doğruculuğun ordudaki son onur ve kimlik kırıntılarını da ortadan kaldıracağını savundu.

Benzer gönderiler