Esed hapishanelerde kadınları taciz ve dayak ile sindirmeye çalışıyor

43584864_401

Muna Muammed her şeyi en küçük ayrıntısına kadar hatırlıyor. Berbat kokan hücreler, yaşadığı acı ve işkencecileri hâlâ aklında. “Kafama plastik poşet geçirip beni baş aşağı şekilde tavandan aşağı sarkıttılar” diyor 30 yaşındaki kadın.

Yaşadıkları bugüne kadar peşini bırakmamış. Gardiyan, “tüm kötü düşünceler akıp poşette birikene kadar” kadını o şekilde asılı bırakacağını söylemiş.

Muna, Devlet Başkanı Beşar Esed’e karşı Deyr-ez-Zor’da 2012’de düzenlenen protesto gösterilerine katılıp tutuklanmadan önce müzik öğretmeniymiş. Serbest bırakıldıktan sonra tekrar tutuklanmış ve Şam’daki kötü şöhretli Suriye Askeri İstihbaratı’nın 215 numaralı şubesine götürülmüş. Mahkûmların “cehennem şubesi” adını verdiği mekânda ise işkence günlük hayatın bir parçası olmuş.

Muna’ya şok tabancası ile işkence edilmiş. Gardiyan kendisine “Kalbin nerede Muna” diye sorduktan sonra kalbine elektro şok vermiş.

Muna aylar boyunca ya tek kişilik hücrelerde ya da diğer mahkûmlarla birlikte sıkışık koğuşlarda kalmış. “Bir gün 16 yaşında bir kızı sorguladılar” diyen Muna o günü, “kızın çığlıkları o kadar şiddetliydi ki onu öldürdüklerini sandım” sözlerini kullanarak hatırlıyor.

Suriyeli kadının söylediklerine göre birçok kadın cinsel istismara uğramış ve eğer itirafçı olmazsa tecavüze uğramakla tehdit edilmiş.

Hapishanedeki hijyen koşullarının ne kadar korkunç olduğunu anlatan Muna, mahkumların tuvalet ya da duşa her zaman erişiminin olmadığını söylüyor. İçeride çocuklar da var.

“Bir anne ve kızını hatırlıyorum” diyor Suriyeli eski mahkûm. “Kadının hücresi o kadar küçük ve karanlıktı ki,  küçük kız durmaksızın ağlıyor ve sürekli olarak kapının altından bakıp gün ışığını görmeye çalışıyordu” diyor Muna.

Suriye’de tam olarak kaç kadının hapiste olduğunu kimse bilmiyor. Ülkedeki insan hakları ihlallerini izleyen bir sivil toplum kuruluşunun başındaki Fadıl Abdül Gani’nin tahminlerine göre 7 binden fazla kadın hapiste olabilir.

Benzer gönderiler

bir yorum bırakın