Balyoz Planı davasının duruşma savcısından FETÖ itirafları

Savcı

15 Temmuz darbe girişimi sonrası tutuklanan ve FETÖ üyesi olduğunu kabul eden ”Balyoz Planı” davasının duruşma savcısı Hüseyin Kaplan’ın 3 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın iddianamesinde, Kaplan’ın itiraf niteliğindeki ifadelerine yer verildi.

FETÖ’cü Kaplan ifadesinde, ‘FETÖ ile lise son sınıfta Samsun’da tanıştığını belirterek 3 yıl FETÖ evinde kaldığını ve ilerleyen süreçte ”ev abiliği, semt abiliği ve bölge abiliği” yaptığını anlattı.

Kaplan, adliye-yargı yapılanmasına ilişkin ifadesinde şunları anlattı: ”İstanbul Adliyesinde adliye imamı diye bir yapılanma yok ancak sivil bir yargı imamı var. Bu imamın görevi İstanbul genelindedir. Çağlayan Adliyesindeki hakim ve savcıların 3-4 kişilik sohbet grupları var. Bazen sivil abiler de sohbete katılır. Bu abi bazı haberler getirir. Bu Türkiye içinden veya Amerika’dan olabilir.

Sivil abi, adliyede görülmekte olan davalardan çok önemli olan olup olmadığını sorar, dosya hakkında bilgi alır, gerektiğinde gazetede haber yaptırırdı. İmamlar genelde kod adı kullanır, meslekten olmaz. İrtibatı sadece sohbetle sağlanırdı.

Bir sohbet abisi birkaç gruba sohbet verebilirdi. Adliye içerisinde hiyerarşik bir yapılanma yok ancak bilgi ve beceresine göre iş verilir, gönüllülük esasına göre himmet adı altında para ödemesi yapılırdı. Bu parayı sohbet abisi alırdı. İmam kesinlikle kuruma (çalıştıkları) gelmezdi.

FETÖ mensubu hakim ve savcılar Zaman gazetesine abone olmazdı. FETÖ’nün kolejlerine ve dershanelerine çocuklarını özellikle göndermezlerdi.”

MİT mensuplarını tutuklayacaklarmış.

İfadesinde MİT müsteşarının ifadeye çağrılmasına ilişkin olaydan da bahseden şüpheli Kaplan’ın, dosyayı savcı Sadrettin Sarıkaya’nın yaptığını, kendisine sadece Hakan Fidan ve arkadaşlarının ifadesini almak için adliyeye çağırdığını söylediğini, sonradan duyduğuna göre Oslo belgelerinin Diyarbakır’da yapılan bir aramada ele geçirilmesinden dolayı ifadelerine başvuracağını ve Hakan Fidan haricindeki diğer üç kişiyi tutuklamaya sevk edeceğini, Hakan Fidan’ı tutuklamaya sevk etmeyeceğini söylediğini ancak sonradan yakalama çıkarttığını söylediğini anlattı.

Bu konuyu FETÖ davalarından yargılanan meslekten ihraç edilen emniyet müdürü Yurt Atayün ve istihbaratçı Erol’un, yine FETÖ’ye iltisaklı olduğu gerekçesiyle meslekten ihraç edilen Fikret Seçen’e açtıklarında Seçen’in ”Bu hassas konu, görevinizden olabilirsiniz.” dediğini duyduğunu anlatan şüpheli Kaplan, bu kadar önemli bir konunun ”FETÖ abisiyle” görüşüldüğünü tahmin ettiğini ancak gizli bir konu olduğu için birebir konuşulmuş olabileceğini söyledi.

ByLock kullandığını kabul etti.

ByLock programını bir süre kullandığını, abiler tarafından güvenli bir program olduğunun söylendiğini anlatan Kaplan, son iki yıldır sohbetlere katılmadığını, bu nedenle son olarak ne tavsiye edildiğini bilmediğini, sohbetlerin genellikle duruşma günlerine göre ayarlandığını, gizlilik açısından telefon götürülmediğini söyledi.

Aleviler fişlenmiş.

Şüpheli Kaplan ifadesinde, 17/25 Aralık olaylarından ”abilerin” haberi olduğunu düşündüğünü anlatarak adliyede hakim ve savcılar arasında fişleme yapıldığının doğru olduğunu, bunu yapan özel bir görevli bulunmadığını, herkesin bildiği konularda fişleme yapabildiğini, “Dindardır, hizmete yakındır, hizmete düşmandır, Alevidir” gibi bilgi notları tuttuklarını, muhatapları tanıma açısından bu fişlemeleri yaptıklarını söyledi.

Benzer gönderiler