
İngiliz The Guardian gazetesine verdiği röportajda Türkiye aleyhine konuşan ve Rum Kesimi’nden destek isteyen Mustafa Akıncı’ya Türkiye’den ve KKTC’den tepki yağdı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Mustafa Akıncı’ya tepkisini: “Her şartta Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yanında olan, hak ve menfaatlerini koruyan Türkiye Cumhuriyeti için kullanılan ifadeleri kınıyorum. Küçük hesaplar ve vizyonsuz siyasi yaklaşımlarla KKTC’de, Türkiye Cumhuriyeti’nin seçim malzemesi yapılmasına asla müsaade edilmeyecektir.” sözleriyle gösterdi.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, “Şehitlerin aziz ruhlarını incitecek bu tür açıklamalar Türk milleti nezdinde kredisini tüketmiş bir siyasetçinin bireysel beka kaygısının yansıması olarak görülebilir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın yabancı bir medya kuruluşuna verdiği röportajda kullandığı malum ifadeleri en sert biçimde kınıyoruz.
Şımarık çocuklar gibi
Türk olmayan muhatapları karşısında misafirliğe gidince şımarıklık yapmaya başlayan çocuklar gibi davranan bu zatın, Kıbrıs Türkü’nün ve kahraman askerlerimizin canları pahasına korudukları o koltukta oturmayı hak etmediği ortadadır. Kimsenin bir karış toprağında gözü olmayan Türkiye Cumhuriyeti, ne yüzlerce yıllık Türk vatanı olan Kıbrıs’ın, ne de Mavi Vatan’ın kimseye peşkeş çekilmesine asla müsaade etmeyecektir. Türk milleti, Mustafa Akıncı’ya haddini bildirecek, bu hadsizliğin cezasını en ağır biçimde sandıkta verecektir.”
Devlet Bahçeli: Akıncı istifa etmeli
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yazılı basın açıklaması ile Rum Kesimi’nden medet uman Mustafa Akıncı’ya sert tepki gösterdi.
Devlet Bahçeli yazılı açıklamasında: “Kıbrıs Türklüğünün tarihsel hak ve çıkarlarını namuslu şekilde savunmak yerine, Akdeniz’de karanlık hesap yapan küresel emperyalizmin değirmenine su taşıyan ve Rumların stratejik hesaplarına hizmet eden bu şahıs milli gerçeklerden bütünüyle kopmuştur.
Ana vatan-yavru vatan ayrımına karşı çıkan, Türkiye’ye ekonomik bağımlılığı azaltmak için Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin desteğine ihtiyaç duyduğunu küstahça seslendiren ve gizli niyetlerini itiraf eden Akıncı ENOSİS’in yörüngesine çoktan girmiştir.
Kıbrıs Türklüğünü Rum planlarına zincirleyip tutsak etmek maksadıyla elinden geleni ardına koymayan Mustafa Akıncı Türkiye’ye ve Türk milletine şükran duyması gerekirken sırtını dönmüş, yüzünü de zalimlere çevirmiştir. Bu ayıp ve ahlaksızlığın hiçbir vicdanda, hiçbir siyasi anlayışta yeri olamayacaktır. Mustafa Akıncı’nın işgal ettiği koltuğa layık olmadığı açıktır. Bu nedenle Cumhurbaşkanlığından derhal istifa ederek emaneti Kıbrıs Türklüğünün iradesine tevdi etmesi kaçınılmaz ve hayati bir sorumluluktur. Akıncı ve yandaşları unutmamalıdır ki Kıbrıs Türk’tür, Türk kalacaktır.
KKTC Başbakanı Ersin Tatar: Akıncı seçim yatırımı yapıyor
KKTC’nin Kıbrıslı Türklerin iradesiyle yaşaması ve yücelmesi için kurulduğunu belirten Tatar, “Sayın Akıncı’nın buna rağmen ‘Türkiye’nin KKTC’yi vilayet yapacağı’ gibi bir iddia ileri sürmesi temelsizdir. Biz eminiz ki halkımız kendisine hiçbir yararı olmayan bu tutuma gereken yanıtı Sayın Akıncı’yı seçmeyerek sandıkta gösterecektir.
Mustafa Akıncı İngilzi gazetesine Türkiye’ye şikayet etmişti
KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, 6 Şubat’ta The Guardian gazetesine verdiği röportajda, Ada’da federal bir çözüme tez zamanda varılmadığı takdirde bölünmüşlüğün kalıcı hale geleceğini ifade etmişti.
Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki ilişkiyi “ana vatan-yavru vatan” olarak tanımlamanın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ait olduğunu iddia eden Mustafa Akıncı, bu görüşe katılmadığını belirterek Akıncı, Türkiye ile “bağımsız ve kardeşçe” ilişkiler istediğini vurgulamıştı.
Akıncı, KKTC’nin, Türkiye’ye ekonomik bağımlılığını azaltması için daha fazla şey yapması gerektiğini, bunun için de Güney Kıbrıs Rum Kesiminin desteğine ihtiyacı olduğunu savunmuştu.
Ada’nın kuzeyinin “Kırım tarzı ilhak ihtimali” sorusunu “korkunç” ifadesiyle cevaplayan Akıncı, bunun Türkiye’nin çıkarlarına da aykırı olduğunu söylemişti.
Cumhurbaşkanı Akıncı, Suriye’deki Fransız mandasına bağlı Hatay Cumhuriyeti’nin 1939’da referandumla Türkiye’ye bağlanmasını kabul eden Cumhurbaşkanı Tayfur Sökmen’e atıfta bulunarak, “İkinci bir Tayfur Sökmen olmayacağım.” ifadesini kullanmıştı.