Scroll Top

Belçika’nın ailelerinden kopardığı Kongolu kadınlar göz ardı edildi

kongolu-kadinlarin-belcikaya-açtigi-insanlik-sucu-davasinda-olumsuz-karar

Kongolu kadınların Belçika’ya açtığı “insanlık suçu” davasına ret

Kongo‘nun Belçika‘nın sömürgesi altında olduğu dönemde, sömürü devleti Belçika doğan 5 çocuğu ailesinden koparmıştı. Ailelerinden zorla ayrılan 5 kadın, Belçika’ya “insanlık suçu davası” açmıştı. Ancak mahkeme bu davayı olumsuz sonuçladırdı. Brüksel mahkemesi ailelerinden zorla ayrılan 5 kadının, Belçika devletinin “insanlık suçu” işlediği gerekçesiyle açtığı davada olumsuz karar verdi. Karar gerekçesinde, “Bu eylemler (yasa dışı olanlar dahi) kadar kabul edilemez. Ancak böyle olsalar da insanlığa karşı bir suçu özellikle karakterize eden, kasıtlı olarak yıkıcı, sistematik bir politika kapsamına girmiyor.” ifadesine yer verildi. Avukatın dava dosyasındaki iddialarına göre, Kongo’nun bağımsızlığından sonra Kongolu kadınları hem devlet hem kilise terk etti. Milis güçler tarafından da cinsel tacize uğradı.

kongolu-kadinlar-in-belcika-ya-açtigi-insanlik-sucu-davasinda-olumsuz-karar
Belçika ailelerinden kopardığı Kongolu kadınları göz ardı ediyor

Kongolu kadınlar Belçika’ya “insanlık suçu” davası açmıştı

Kongo’nun  1908-1960 döneminde Belçika sömürgesi altındaydı. Bu dönemde doğan Lea Tavares Mujinga, Monique Bintu Bingi, Noelle Verbeken, Simone Ngalula ile Marie-Jose Loshi, 2-4 yaşlarındayken Belçika Sömürge İdaresi ve yerel Katolik Kilisesi tarafından ailelerinden ayrıldı. Anneleri Kongolu, babaları “beyaz ırklardan” olan çocuklar, kendileri gibi 20 kadar çocukla zor koşullarda büyüdü. Kongolu kadınların avukatı Michelle Hirsch, davanın Brüksel Adalet Sarayında görüldüğü 14 Ekim’de yaptığı açıklama yaptı. Belçika’da melezler devletin “utanç çocukları”ydı. Belçika ise hayatlarının sonraki dönemlerinde Belçika ile bir bağlantı iddia etmeyeceklerinden emin olmayı amaçladığını söylemişti.

 

Belçika ailelerinden kopardığı Kongolu kadınları yüzüstü bıraktı

Kongolu 70’li yaşların üstündeki kadınların her biri 50’şer bin avro tazminat talep ediyordu. Lea Tavares Mujinga, 3 Aralık’ta  Belçika devletinin sömürgecilik tarihiyle yüzleşmekten kaçındığına işaret etti: “Sadece özür dilediler. Özürden sonra da sembolik tazminat olarak bir avro önerdiler.” açıklamasını yaptı. Belçika bu çocukları Belçika Sömürge İdaresi ve yerel Katolik Kilisesi kararıyla ailelerinden zorla almıştı. Avukat, Kongo’nun bağımsızlığından sonra çocuklar hem devlet hem kilise tarafından terk edildiğini öne sürdü. Ayrıca milis güçler tarafından cinsel tacize uğradı. Üstelik Belçika hükümeti, 2019’da sömürge döneminde Afrikalı ailelerinden ayrılan bebekler için özür dilemişti.

Benzer gönderiler