Romanlar Slovakya’da insan yerine konulmak istiyor

4f37930f7cf94c3b8e2044975a79e0c4_18

Doğu Slovakya’nın Sabinov bölgesinde yer alan fakir Jarovnice köyünden geçen nehrin iki yakında da ilk bakışta dikkatini çeken Roman mahallelerindeki özensizce kondurulmuş kulübeler ve eğreti gecekondular oluyor. Soğuk bir Mart sabahında köyün çamurlu yollarından geçen arabalar yollardaki çukurlara düşmemek ve sokaklardan başka oynayacak yeri olmak çocuklara çarpmamak için adeta ralli yapıyor.

Nehrin iki yanındaki gecekondu mahalleri aynı zamanda okuldan dönen çocuklar için de bir buluşma ve oyun yeri işlevi görüyor. Nüfusunun çoğunluğu Roman olan Jarovnice köyüne Romanların sorunlarını yerinde incelemek için giden Al Jazeera muhabirin konuştuğu Romanlardan biri 33 yaşındaki araştırma görevlisi Martin Kaleja Januv köyde para kazanan üç beş kişiden biri.

Özel hayatları yok

Belediye yetkililerinin verdikleri bilgiye göre Roman nüfus arasında yüzde doksan yediye ulaşan işsizlik oranı onları devletten alacakları cüzi sosyal yardımlara bağlı kılıyor. Köyün tahmin edilen nüfusu 6500 civarında ve bunun 5600’ünü bir kilometrekareden daha az bir alana sıkışıp kalan gecekondu mahallesinde yaşayan Romanlar oluşturuyor. Karısı, kayınbabası ve üç çocuğu ile beraber iki odalı küçük bir evde yaşayan Martin’e göre en büyük sorunlardan biri evlerin birbiri ile bitişik olması ve ailelerin çoğunlukla geniş aileler olmasından dolayı özel hayatın olmaması. Ancak burada yaşayanların başka bir yere taşınacak parası olmadığı için başka bir şansları da yok.

Ayda yaklaşık 300 avro yani yaklaşık 1200 lira geliri olan Martin köyde sabit bir geliri olan bir kaç kişiden biri. Ancak o da diğerleri gibi elektrik, su ve doğalgazı olmayan küçük bir evde geniş aile olarak yaşamak zorunda. Şu an yaşadığı Jarovnice köyünde doğan Martin çocukluğundan Roman olmasından dolayı maruz kaldığı şiddet ve ayrımcılığı, küfürleri hala hatırlıyor.

“Otobüste okula beraber gittiğimiz Slovaklar bize kokulu, pis derdi. Ne zaman bir dükkâna girsek bir şey çalacak mıyız diye herkes bizi izlerlerdi.” diye anlatıyor Martin çocukluk anılarından bazılarını.

Sayıları toplamda yarım milyonu bulan Romanlar Slovakya nüfusunun yüzde onunu oluşturuyor ve ülkedeki ikinci büyük etnisite durumundalar. Finansal Politikalar Enstitüsü’nün 2014 sonunda yayınladığı bir rapora göre çalışabilir durumdaki yetişkin Roman nüfusunun yüzde kırkı tamamen işgücü piyasasının dışında ve çalışanların çoğu da kayıtsız olarak çalışıyor. Maruz kaldıkları ırkçılığa varan ayrımcılık yüzünden düşük eğitim seviyelerine sahip olan Romanlar arasında çalışma oranı yalnızca yüzde on yedi.

Eğitim alamıyorlar

Martin’e göre Romanlar, Slovaklar tarafından sürekli olarak ülkenin yaşam tarzına adapte olmamak ve sosyal güvenlik sistemini kötüye kullanmak ile suçlanıyorlar ancak eleştirenler Romanlar’a eğitim almaları ve iş bulmaları konusunda yardım etmeye gelince görünmez oluyorlar. Avrupa Roman Hakları Merkezi (ERRC) raporlarına göre Slovakya’daki Romanlar iş piyasası, konut ve eğitim alanlarında sürekli olarak ırkçılığa maruz kalıyorlar ve sıklıkla zorla evden çıkarılmalara, polis şiddetine, ırkçı hakaret ve saldırılarla yaşamak zorunda kalıyorlar.

Merkezin basın sözcüsü Johanthan Lee’ye göre komünizmin çöktüğü 1989’dan bu yana hiçbir Slovak hükümeti Roman düşmanlığını ve Romanların sorununu ciddiye almadı. Lee’nin açıklamalarına göre Romanlara karşı işlenen nefret suçları 2008 yılından beri arttı ve Romanların dışlanması durumu daha da kötüleşti. Örneğin sadece ülkenin doğusundaki Kosice şehrinde Roman ve Roman olmayan nüfusu ayırmak için 6 tane duvar var. Lee, Roman karşıtı söylem ve politikaların sadece aşırı sağ değil liberal ve merkezde yer alan politikacılar tarafından da oy kazanmanın kolay yolu olarak görüldüğü ve bu yüzden sıklıkla kullanıldığını söyledi.

 

Benzer gönderiler