
Yunanistan’ın Midilli Adası’ndaki mülteci kampında mülteciler zehirlenme riskiyle yaşıyor.
Yunanistan’ın Midilli Adası’ndaki Moria Kampında çıkan yangından sonra inşa edilen Karatepe göçmen kampında binlerce sığınmacı tutuluyor. Sığınmacılar, çevredeki ağır zehirli maddelerden dolayı ciddi sağlık riski altında. İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch), Yunanistan’ın Midilli Adası’ndaki yeni göçmen kampında tutulan sığınmacılarla ilgili açıklamalarda bulundu. İnsan Hakları İzleme Örgütü, bir süre önce Yunan makamlarının Midilli’de Karatepe bölgesine inşa ettikleri yeni göçmen kampının orduya ait eski bir atış poligonu üzerine yapıldığı açıkladı. Göçmenlerin topraktaki mermi kalıntılarından oluşan kurşundan zehirlenme riski ile karşı karşıya olduğu bildirildi. Üstelik göçmenlerin arasında binlerce kadın ve çocuk bulunduğu da belirtildi. Cephane kalıntıları nedeniyle bölgede ağır zehirli maddelerin olduğu ve bu nedenle “sağlık açısından kirli bölge” olduğu kaydedildi. Yapılan bilgilendirilmeye rağmen Yunan makamlarının sığınmacıları yapıya taşımadan önce kapsamlı zemin etüdü ve kurşun kontrolleri yapmadığı, Yunan makamlarından Karatepe mülteci kamp bölgesinde acilen cephane kalıntıları ve topraktaki kurşun oranıyla ilgili kapsamlı bir araştırma yapılması istendi. Yunan makamlarınca açıklanan verilere göre, Karatepe mülteci kampında 8 bin 630 göçmen ve yaklaşık 200 görevli bulunuyor.
Yunanistan’ın Midilli Adası’ndaki göçmen kampında yangın çıkmıştı
Yunanistan’ın en büyük mülteci kampı olan Midilli Adası’ndaki Moria kampı, 9 Eylül’de çıkan yangının ardından tamamen kullanılamaz duruma gelmişti. Kamptaki yaklaşık 13 bin mülteci farklı bölgelere dağılarak yaşamlarını sürdürmeye çalışmıştı. Karatepe bölgesinde geçici olarak kurulan ve bazı kaynaklara göre 3 bazılarına göre 5 bin kişilik yeni kampa girmeyi istemeyen mülteciler, bir an önce adadan gitmek istemişti. Yangın sonrası olağanüstü hal ilan edilen adada, Moria bölgesini terk eden aralarında kadın ve küçük çocukların da bulunduğu binlerce mülteci 7 gecedir çevredeki boş arazilerde ve sahillerde konaklamıştı. Temel ihtiyaçlardan mahrum şekilde yaşam mücadelesi veren sığınmacılar, ısınmak ya da yemek pişirmek için ateş yakıp yaşam mücadelesi veriyordu. Mülteciler, yangın sonrası adaya gelen çok sayıda yerli ve yabancı gazeteciye yaptıkları açıklamalarda, Karatepe’deki yeni kampı bir cezaevi olarak gördüklerini söylemiş, içerisinde bulundukları temel yaşam ihtiyaçlarından yoksun olumsuz koşullara rağmen bir daha kamplara girmek istemediklerini ve bir an önce adadan ayrılmalarına izin verilmesi gerektiğini dile getirmişti. Mültecilerle kendilerini toplamaya çalışan kolluk kuvvetleri arasında zaman zaman gerginlik yaşanırken, sadece 800 mültecinin Karatepe kampına yerleşmeyi kabul ettiği belirtiliyor. Kampa girişte yapılan kontrollerde yeni tip koronavirüs testi pozitif çıkan 35 mülteci ise karantina altına alınmış durumda. Yangın öncesi de 35 mültecinin Kovid-19 karantinasında oldukları duyurulmuştu.
Yunan Hükümeti şantaj yapıyor
Diğer yandan, Yunan yetkililer, yangın sonrasında adaya dağılan mültecilerin Karatepe kampında toplanmaları yönünde çağrıda bulunarak, kampa girmeyenlerin iltica başvurularının değerlendirmeye alınmayacağını açıklamıştı. Vatandaşı Koruma Bakanı Mihalis Hrisohoidis, Karatepe kampının geçici olduğunu söyleyerek, iltica hakkı tanınmayan sığınmacıların adadan ayrılmasına izin verilmeyeceğini, taleplerinin değerlendirmeye alınması için ise kampta bulunulmasının şart olduğunu bildirmişti. Hrisohoidis, tüm mültecilerin aşamalı olarak en geç (nisan ayındaki) Paskalya Bayramı’na kadar Atina’ya ve ülkenin diğer bölgelerine nakledilmesinin planlandığını öne sürmüştü.