
Selahaddin Gülen MİT tarafından yakalanmıştı
Selahaddin Gülen itirafçı olmak istedi. Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’nın (FETÖ/PDY) elebaşı Fethullah Gülen’in yeğeni olan Selahaddin Gülen, MİT tarafından yapılan operasyonla Türkiye’ye getirilmişti. Selahaddin Gülen’in hakkında “silahlı terör örgütüne üye olmak” ve “küçük yaştaki kız çocuğuna cinsel saldırı” suçlarından yakalama kararı bulunmaktaydı. FETÖ elebaşının sekreteri ve özel kalemi olan Cevdet Türkyolu’nun kayınbiraderi ve örgütün ekran yüzü olan Kemal Gülen’in de kardeşi olan Selahaddin Gülen, örgütün üst düzey yöneticileriyle ilişki halindeydi. Bu sebeple örgütün “kara kutusu” olarak anılan Gülen, MİT tarafından Kenya’da yakalanıp Türkiye’ye getirildikten sonra etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanma talebinde bulundu. Örgütün iç yüzüyle ilgili önemli itiraflarda bulunan Gülen; “Amcam Fethullah Gülen terör örgütünün lideridir” dedi.
Fethullah Gülen FETÖ’nün lideridir
Selahaddin Gülen, kendisine Fethullah Gülen’in kim olduğunun sorulması üzerine ifadesinde:
“Bu şahıs benim amcamdır. Her ne kadar örgüt içinde niyetinin kötü olmadığını göstermek istese de işin arkasında Terör Örgütünün lideri olduğunu artık söyleyebilirim” dedi. Örgütün içindeyken bu durumun farkına varamadığını belirten Gülen: “Ancak şimdi görüyorum ki Fethullahçı Terör Örgütünün lideridir” ifadelerini kullandı.
Selahaddin Gülen ABD sayesinde serbest kalmış
2014 yılında ABD’ye gittiğini belirten Gülen, buraya gitme sebebinin örgütün elebaşı Fethullah Gülen’e yakın olmak ve Green Card başvurusu olduğunu söyledi. 5 yıl boyunca ABD’de kaldığını söyleyen Gülen, Kenya’da 2020 yılında bulunduğunu ve oraya evlenmek için gittiğini anlattı. Hakkındaki kırmızı bülten gerekçesiyle gözaltına alındığını ancak ABD makamlarının devreye girmesiyle serbest kaldığını itiraf etti.
FETÖ’nün aile kampları Erzurum’da yapılmış
FETÖ’nün aile bireylerine yönelik kamplarının Erzurum’da yapıldığını ve 2008 yılından beri düzenlendiğini söyleyen Gülen, kampları N.Y. isimli bir örgüt yöneticisinin düzenlediğini söyledi. N.Y.’nin halasının kızıyla evli olan bir örgüt yöneticisi olduğunu ekledi. Bu kampların senede bir kez organize edildiğini ve ABD’den de dâhil olanların katılımlarını sağladığını belirtti.
Doğuştan örgüt içinde aktif
Ailesinden kaynaklı olarak FETÖ’nün içinde doğduğunu ve yetişkinlik yıllarında örgüt içinde aktif olarak rol oynadığını söyleyen Gülen, lise ve üniversite yıllarından itibaren farklı görevlerde bulunduğunu açıkladı. 2012-2013 yıllarında Erasmus programı ile Litvanya’ya gönderildiğini, burada örgütün ülke sorumlusu İ.A. ile görüştüğünü söyledi.
Selahaddin Gülen FETÖ’deki güç kavgalarını anlattı
Selahaddin Gülen, örgüt içindeki kritik isimlerle ilgili önemli bilgileri paylaştı. FETÖ içinde psikolojik rahatsızlıkların ve kopmaların yaşandığını söyleyen Gülen, Türkiye’den örgüte eleman kazandırılmasında azalma olduğunu ifade etti.
Örgütte, Fethullah Gülen’e en yakın olan kişinin Cevdet Türkyolu olduğunu belirten Gülen:
“Tüm özel istek ve işlerini yapan, en özelini bilen kişidir. Odasının temizlenmesinden çamaşırlarının yıkanmasına kadar her şeyi ile ilgilenen kişidir. Fetullah Gülen’in odasının giriş kartı sadece ondadır.” dedi.
Cevdet Türkyolu ile Mustafa Özcan arasında husumet yaşandığını anlatan Gülen:
“Burada açmak istediğim bir konu eniştem Cevdet Türkyolu ile Mustafa Özcan arasındaki yıllardır süren husumet, 15 Temmuz’dan sonra iyice gün yüzüne çıktı. Mustafa Özcan örgütün tüm kontrolünü ve para gibi tüm gücünü kendi altında toplamak istiyordu. Alp Aslandoğan, Fetullah Gülen’in diyalog sorumlusudur. Gülen’in bilgisi dâhilinde olmayan hiçbir açıklamayı paylaşmaz. Ancak bir defasında Mustafa Özcan, Ali Ursavaş, Mustafa Yeşil ve bazı heyet üyeleri hazırladıkları bir bildiriyi Alp Aslandoğan’a vererek bunun, Gülen’in bilgisi dâhilinde olduğunu söyleyerek Twitter’dan yayını yapıldı. Bu bilgi de Türkiye’de ‘cemaatte bölünme’ şeklinde konuşuldu. Bu yayından Gülen’in haberi olmadığını öğrenen Alp Aslandoğan YouTube’dan özür videosu yayınladı.” ifadelerini kullandı.
Üst düzey güvenlik önlemleri
Selahaddin Gülen, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından FETÖ içinde ayrılmalar yaşandığını, özellikle FETÖ elebaşı Fethullah Gülen’i korku sardığını ve bu nedenle uzun süre kimseyle görüşmediğini söyledi. 15 Temmuz sonrası güvenlik önlemlerinin arttığını belirten Gülen:
“Darbe girişimi sonrasında amcamın yanına hiçbir ziyaretçi alınmadı. Eylül ayına kadar dışarıdan kimse yanına giremedi. Sonrasında güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkartılarak kampın etrafına özel güvenlikler tutuldu. Kamp gece görüşlü ve sensörlü kameralar ile donatıldı.” ifadelerini kullandı.
Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak itirafçı olan Selahaddin Gülen, Fethullah Gülen’in güvenliği konusunda örgüt içinde çok dikkatli davranıldığını belirtti. Fethullah Gülen’in bulunduğu katta dönüşümlü olarak nöbet tutulduğunu ve o kata telefon çıkartılmasının yasak olduğunu ifade eden Gülen:
“Amcam Fetullah Gülen’in kalmış olduğu yer büyük binadadır. Bir normal girişi, bir de sadece Cevdet Türkyolu’nun girebildiği garaj girişi vardır. Bu garajdan direk amcam Fetullah Gülen’in odasının olduğu kata geçiş vardır. Amcamın hizmetinde olan mollalar her gün dönüşümlü nöbet tutmaktadır. Mollalar veya istişare üyeleri amcamın katına telefon çıkaramazdı.” dedi.
Elebaşının güvenliği ABD tarafından sağlanıyor
Selahaddin Gülen, ifadelerinin devamında şunları söyledi:
“(Fethullah Gülen’in kaldığı kampüs) Bu kampın girişinde Amerika’da bulunan bir güvenlik şirketinin personelleri bulunmaktadır. Bu kampın dış güvenliğini bu firma sağlamaktadır. Kampın giriş kısmında misafirlerin arandığı ve kartların verildiği yerde uzun zamandır amcam Fethullah Gülen’in yanında yer alan Kadir ve Sadık görev yapardı. Randevusuz kimse gelemezdi. Bu randevuları Cevdet Türkyolu ayarlıyordu. Gelen misafirler eğer ki yatılı gelecek ise bunların yerlerini de yine Cevdet Türkyolu ayarlıyordu. Misafirlerin odalarında bağış kutuları bulunurdu. Kalan kişiler bu kutulara para bırakıp örgüte bağışta bulunuyorlardı.”