Tahşiyeciler, FETÖ’yü ve elebaşını eleştirince kumpasa marûz kaldılar

ali-fuat-yılmazer

FETÖ’nün “Tahşiyecilere kumpas” davasının gerekçeli kararı açıklandı.

Tahşiyeciler grubuna kumpas davasını karara bağlayan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Ali İhsan Horasan ile iki üye hakim tarafından hazırlanan 2 bin 898 sayfalık gerekçeli kararın detayları ortaya çıktı.

Gerekçeli kararda, Tahşiyeciler grubunun kim olduğuna ilişkin detaylı bilgilere de yer verilerek bu grubun ”başörtüsü, dinler arası diyalog, zekat, kurban” gibi konularda FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’i sert şekilde sürekli olarak eleştirdiği belirtildi.

Tahşiyecilerin Gülen’in görüşlerine tamamen ters fikirlerinin basın yayın yoluyla yayılmasıyla grubun FETÖ’nün hedefine girdiği vurgulandı.

”FETÖ tarafından konulan bombalar”

Tahşiyecilere ait bir evde bulunan bombaların FETÖ’cü polislerce yerleştirildiği belirtilen gerekçeli kararda, şu tespitlere yer verildi:

“Yapılan araştırmalarda söz konusu evde 22 Ocak 2010 günü arama yapılmadan evvel 21 Ocak akşamı evin etrafında birçok istihbarat ve terör görevlisi tespit edilmiştir. HTS bilgileri ve baz kayıtları incelendiğinde 11 sanığın 21 Ocak gece yarısına kadar söz konusu adres civarından sinyal verdikleri, HTS kayıtlarındaki baz bilgileri ile adrese ilişkin beş baz istasyonunun uyum gösterdiği, şahısların Turgut Yıldırım’ın sorumluluğu altındaki evin civarında oldukları tespit edilmiştir. Polis gözetiminde eve bombalar konmuş, istihbarat ve terör ekipleri de aksilik olmaması için adres civarında karakol kurmuşlar, hatta bombaların ertesi gün yapılacak aramadan önce bulunma ve adresten çıkarılma ihtimaline binaen bekleyen personele, ‘Elinde poşetle çıkan biri olursa yakalayın.’ denmiştir.”

”Adli operasyon mantığına aykırı bir durum”

Gerekçeli kararda, Mehmet Doğan grubunun önde gelenlerinin Başakşehir’deki evde bulunduğu, El Kaide ile bağlantılı bir grup hakkında birçok ili kapsayan eş zamanlı bir operasyon yapılmasına rağmen grubun önde gelenlerinin takip edilmemesi, onun yerine boş bir evin peşinde koşulmasının da manidar olduğuna vurgu yapıldı.

Bunun adli operasyon mantığına aykırı olduğu, hedef şahıslar takibe alınmazken kimin girip çıktığı belli olmayan evin onlarca polis tarafından ablukaya alındığı dile getirilen kararda, şunlar kaydedildi:

“Çünkü ortada usulüne uygun şekilde yapılan bir soruşturma yoktur. Silahlı örgüt lideri olduğu iddia edilen Mehmet Doğan ve yine örgüt yöneticisi olduğu belirtilen Mustafa Kaplan ile grubun önde gelenleri polisçe takibe alınmazken hakkında fiziki ve teknik takip kararı dahi bulunmayan boş bir evin etrafından birçok istihbarat ve terör ekibi karakol kuruyor, sokak başları tutuluyor, adeta erketeye yatılıyor. Yine ilginçtir ki söz konusu virane evden sorumlu Turgut Yıldırım’ın yine aynı sokakta bulunan evi hakkında evvelinde arama kararı talep etmek, çıkartmak akla gelmiyor. Bombaların bulunması üzerine Turgut Yıldırım’ın da evi savcı talimatıyla aranıyor.”

“25 sanık ByLock kullanıcısı”

Gerekçeli karardai 33 sanıktan Hidayet Karaca ve eski emniyet müdürleri Ali Fuat Yılmazer, Ömer Köse, Yurt Atayün, Erol Demirhan, Tufan Ergüder, Bayram Özbek’in de içinde bulunduğu 25 sanığın örgütün şifreli mesajlaşma programı ByLock kullanıcısı olduğu vurgulandı.

Silahlı Terör Örgütü FETÖ/PDY’nin medya ayağının yöneticisi ve bir numarası olduğu ifade edilen Hidayet Karaca’ya ilişkin, “O kadar önemlidir ki, onu ve diğerlerini kurtarmak için örgüt elebaşı hakimlere hitaben herkul.org.’da tahliye edilmeleri için konuşma yapmış, hatta dosyanın sanıklarının örgüt için çok önemli olması dolayısıyla bununla yetinmeyip bizzat Asliye Ceza hakimlerine hitaben hazırlanmış mektup gönderilmiştir. Sanıkların tahliyeleri uğruna kendilerini, ailelerini, geleceklerini feda edebilen, hukuka aykırı kararlarla onları tahliye etmek isteyen hakimler dahi ortaya çıkmıştır.” denildi.

Karar

Mahkeme heyeti, 3 Kasım 2017’de verdiği kararında, sanık Hidayet Karaca’yı, “silahlı terör örgütü yöneticiliği”, “iftira” ve “resmi belgede sahtecilik” suçundan 31 yıl 6 ay, Ali Fuat Yılmazer’i “silahlı terör örgütüne üye olmak” ve “iftira” suçundan 16 yıl 6 ay hapisle cezalandırmıştı.

Eski emniyet müdürleri Yurt Atayün, Ömer Köse ve Tufan Ergüder’e ise “silahlı terör örgütüne üye olmak”, “iftira” ve “resmi belgede sahtecilik” suçundan 25 yıl altışar ay hapis cezası veren mahkeme, sanıklar Fetullah Gülen ve eski Emniyet Müdürü Mutlu Ekizoğlu’nun dosyasını, ifadeleri alınamadığı için ayırmıştı.

Benzer gönderiler

bir yorum bırakın