Garip ama gerçek: Hindistan’ın Nazizm sempatisi

111

Belki 10, belki 20 yıl sonra dünyanın en kalabalık ülkesi olması beklenen ve elinde atom bombaları bulunduran faşist bir ülke doğuyor!

Hindistan’da çıkan bir çocuk kitabında Hitler’e övgüler yağdıran içeriklerin yer alması üzerine Nazizm ve Hindistan bağı yeniden dünyanın gündemine girdi.

“Büyük liderler” isimli kitap, Mahatma Gandhi ve Nelson Mandela ile birlikte Hitler’i “hayatlarını ülkelerinin ve insanların iyiliğine adamış güçlü dünya liderlerinden biri” olarak nitelendiriyor.

Ana akım medyanın pek de ilgisini çekmeyen kitap, Adolf Hitler’in “Neo-nazilere mutluluk gözyaşları getireceğini” ve Hitler’in acımasızlıklarının dünyanın bazı bölgelerini büyük ölçüde büyülediğini anlatıyor.

Sosyolog Ashish Nandy, kitapta Hitler’den övgüyle söz edilmesinin farklı sebepleri olabileceğini belirtiyor. Nandy’ye göre Hindistan halkı sömürge mirasından dolayı İngiltere’nin düşmanlarına dost gözüyle bakıyor. Nandy bu durumu, “İngiltere’nin düşmanı Hindistan’ın dostuydu ve Hindulara göre Adolf Hitler en azından potansiyel olarak iyi bir insandı” şeklinde açıklıyor. Ancak Hitler hayranlığının nedeni sadece bu da değildi.

Hint etnik devleti ideali peşindeki Hindu milliyetçileri, Naziler’in üstün ırk idealini gerçekleştirmeye çalışırken izledikleri metoda büyük hayranlık duyarak Müslümanları, Sihleri ve diğer azınlıkları dışladılar. Her ne kadar Hindistan heterojen toplum yapısına sahip olsa da ırkçı Hindular “milliyetçilik” kisvesi altında Müslüman topluluklara saldırılar düzenledi.

1992 yılında 16. yüzyıla ait Babri Mescit (Babür Mescidi) arazisi, ayaklanan Hindularca işgal edildi ve tarihi cami yıkılarak yerine Hindu tanrısı Ram için bir tapınak yapıldı.

Şubat 2002’de, Müslümanların çoğunlukta olduğu Gujarat’da, bir trende çıkan ve 58 kişinin yanarak can verdiği yangının Müslümanlar tarafından gerçekleştirildiği iddialarının yayılmasıyla, kısa sürede 2 bine yakın Müslüman öldürüldü ve 150 bin Müslüman evlerinden zorla çıkartılıp sürüldü.

Müslümanlar 2010-2017 yılları arasında işlenen terör saldırılarının %51’inin hedefinde yer aldı. Terör saldırısı sonucu ölenlerin %86’sı Müslümandı.

Sadece 2017 yılında, Müslümanlara ve diğer azınlık topluluklara karşı yapılan 40’a yakın saldırıdan birçoğu BJP’ye bağlı ırkçı Hindu gruplar tarafından gerçekleştirildi.

Hitler ve Nazizm’in Hindu milliyetçi kültürü içindeki popülaritesi, ölçülebilen ve gözlemlenebilenden çok daha fazla.

Mumbai’deki “Hitler’s Cross” isimli restoran, Nagpur’daki “Hitler Den” isimli havuz ve Ahmedabad’daki “Hitler” giyim mağazası bu hayranlığın küçük birer göstergesi.

Hindistan’ın Assam eyaletinin küçük bir köyünde yaşayan 54 yaşındaki üç çocuk babası Adolf Hitler’in eyalet seçimlerini üç kez kazanması da Hintlilerin Adolf Hitler’i idol olarak gördüklerinin somut bir kanıtı olarak gösterilebilir.

Hint toplumundaki bu Hitler hayranlığının kaynağı, ülkenin eğitim ve kültür alanında izlediği politikalarda da açıkça görülüyor. İsrail gazetesi Haaretz’e göre 2017’de revize edilen lise ders kitaplarında “şanlı isyanları” ve “ilham veren başarıları” ifadeleriyle Hitler’den övgüyle bahsedilmesi, Hitler ideolojisinin eğitim esnasında empoze edildiğini gösteriyor.

Nazizm hayranlığı kültür araçlarıyla da halka işleniyor. Bollywood filmleri bu hayranlığı körükleyen araçların başında geliyor. Amerikan CBS kanalında yer alan bir habere göre “Sevgili Arkadaşım Hitler” adlı bir Bollywood filminde Hitler, ahlaki açıdan muğlak bir hayranlık duygusuyla anlatılıyor.

İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün hazırladığı Dünya İnsan Hakları İhlalleri Yıllık Araştırma Raporu, Hindistan’da iktidardaki Bharatiya Janata Partisi’nin (BJP), özellikle Müslüman azınlıkların temel insan haklarına karşı Hindu üstünlüğünü proaktif olarak desteklediğini gösteriyor.

Müslümanlara karşı önyargıları besleyen bir anlayışla habercilik yapan Hint medyası Müslümanları tek taraflı ve adaletsiz bir yaklaşımla ele alıyor.

Hindistan’da yaşanan bir vahşet tüm bunları doğrular nitelikte. Irkçı RSS ideolojisine sahip bir Hindu, cesedini yaktığı bir Müslümanı öldürürken katilin yeğeni de bu acımasızlığı filme aldı. Katilin tutuklanmasından sonraki günlerde binlerce ırkçı, katilin serbest bırakılması için sokaklara çıkarak sesini duyurmaya çalıştı. Ancak ölen Müslüman için kimse ne sokağa dökülebildi ne de hak arama cesaretini gösterebildi.

Peki Hitler yaşasaydı, Nazizm hayranlığı bu seviyelere ulaşmış Hindistan halkı ile ilişkisi nasıl olurdu? Bu soruya kesin bir cevap vermek mümkün değil ancak Hitler’in diğer ırklardan üstün kabul ettiği “Aryan ırkı”nın kökenlerinin Hindistan’a dayanması, ve Nazi bayrağında kullanılan Gamalı Haç’ın antik Hindistan’ın en önemli sembolü olması Nazi ideolojisi ile Hindistan arasındaki tarihsel ortaklıklara dair bir fikir verebilir.

Merve Gökhan

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı girin